7
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
97
Okunma

SALTANAT Şiiri Üzerine – Tasavvufî Bir Poetika
“Saltanat” zahirde bir davet şiiri gibi görünür; meşveret, eylem, inat, gölge, defter… Hepsi dünyevî kelimelerdir. Fakat şiirin iç mayası tasavvufîdir. Bu metin, bir dünya saltanatını değil; gönül tahtının fethini konuşur.
Şiirin ilk dizesindeki “yorulan gözler” biyolojik bir yorgunluğu anlatmaz. Bu göz, et parçası olan göz değildir; bu, basîret gözüdür. İnsan gözleri fazla ışık aldığı için değil, sevdiğini göremediği için yorulur. Peki sevilen kimdir? Sevgili kimdir? Tasavvuf geleneğinde “sevgili”nin hakikî karşılığı bellidir: Hak’tır.
Göz, Allah’ı görmek istemez; O’nu görmek mümkün değildir. Ama O’nun tecellisini görmek ister. Sevdiğini göremeyen göz kararır. Şiirin yorgunluğu, uykusuzluk değil; firkat yorgunluğudur.
“Pervanenin tahtı” ifadesi de boşuna seçilmemiştir. Pervane, ışığa kendini atan âşıktır. Ama burada taht pervaneye verilmiştir. Yani yanmak bir zillet değil; bir makamdır. Tasavvufun en çetin öğretisi budur:
Yanmak yok oluş değil, yükseliştir.
“Ağrı Dağı’ndan büyük Kaf Dağı’nı yıkmak” mecazı, insanın kendi nefs dağını aşmasıdır. Kaf Dağı masalın sınırıdır; nefs ise hakikatin sınavıdır. Şair burada dış dağları değil, iç dağları yıkmaya çağırır.
“Gölgesinden korkanın defterini dürmek” ise hakikatten kaçan nefsin hesabını kapatmaktır. Tasavvufta gölge, hakikatin eksik yansımasıdır. Hakikate cesaret edemeyen, gölgesiyle oyalanır. Şair bu gölgeye razı olmamayı öğütler.
Son kıtada “saltanat” kelimesi zirveye çıkar. Bu saltanat ne saraydır ne taht. Bu saltanat, nefsin üzerine kurulan hâkimiyettir.
Delibal’a yoldaş olmak, yani aşkın aklını kaybettiren balına ortak olmak; dünyevî hesaplardan vazgeçmektir.
Şiirin tasavvufî özü şudur:
Göz sevdiğini görmezse yorulur.
Sevgi dünyevî suretten ilahî hakikate evrilir.
Yanmak makamdır.
Nefsi yıkmak fetihdir.
Saltanat gönüldedir.
Bu şiir, bir isyan çağrısı değil; bir uyanış çağrısıdır.
Ve belki de en derindeki mesaj şudur:
Gerçek saltanat, kulun kuldan kurtulup Hak’ka yönelmesidir.
Vesselam.
Yorulan gözler için, eyleyelim meşveret
Bahtsız ömür bitmeden, biraz hayal kuralım
Pervanenin tahtına, üretmeden mazeret
Düşten düşe konmaya, kafamızı yoralım
Ayağa kalkamayan, gözümüze bakarken
Düşünce her yol için, damarda can akarken
Ağrı dağından büyük, Kaf Dağı’nı yıkarken
Gölgesinden korkanın, defterini dürelim
Kır bu gece inadı, kalmayalım söylemde
Baykuşlar sevinmeden, bulunalım eylemde
Heyecanlardan uzak, boşa dönen âlemde
Delibal’a yoldaş ol, gel saltanat sürelim
DELİBAL – Celil ÇINKIR
5.0
100% (10)