2
Yorum
12
Beğeni
0,0
Puan
68
Okunma
iki ayrı ülke gibiydik sevmeden önce
düşün ki sınır komşusu bile değildik ayrı şehirlerde
bakışlar kalp elçisiydi o zamanlar
gözlerse saray..
uzatmayayım
ikimiz de sarayda ağırladık bakış denen elçiyi
ikimizin de temsil ettiği yegane şey sevgiydi..
al gülüm ver gülümdeki gül gibi düşün
madem ki verdiğimi alacağım
ne diye vereyim ki dedi üst aklım
o sıra çay içiyorduk kavaklıktaki masada
iki sandalye boş
-muhabbet ediyordu karşılıklı yan masada
dış sesime kulak verdiğim an bir şey demişsin
her ne dediğini duymadan evet demişim
umarım hayırlı bir şeydir dedim içimden
hayırsa da şer var der
kurtulurum içinden...