0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
88
Okunma

Asur’dan kalma o katı yasalar,
İslam’ın nuruna gölge düşürür.
Zulümle dolar da bütün tasalar,
Vicdanı olanın aklın şaşırır.
Talmut’un izini sürüp giderler,
Arap adetiyle hüküm ederler.
Kadını hayattan sürgün ederler,
Cahillik ateşi bağır pişirir.
Firavun kalbidir göğse takılan,
Okul kapısına kilit çakılan.
İlimsiz bir dindir nura yakılan,
Zalimler mazlumu yola düşürür.
Kara çarşaf mıdır imanın şartı?
Vicdan mıdır yoksa nefsin tartı?
Bozulmuş dünyanın kuralı, kartı,
Hırsızlar sofrada rızık bölüşür.
Recm etmek hangi kitapta yazar?
İnsanlık onuru derin bir mezar.
Gerçek hak yoluna değerse nazar,
Arif olan bu işlere gülüşür.
Okumak, yazmak ki emridir Hakk’ın,
İlimden kaçana olmayın yakın.
Yobazın sözünden kendini sakın,
Karanlık, aydınla her gün vuruşur.
Şeriat dedikleri kutlu bir nizam,
Zalime dur der de, mazluma eczam.
Lakin bu devirde kalmadı intizam,
Dertli olan dertli ile konuşur.
Gönül gözü kördür, görmez gerçeği,
Kuruturlar dalda taze çiçeği.
Sarmış her yanımı zulüm böceği,
Hainler kuytuda gizli buluşur.
Hani ya adalet, hani ya sevgi?
Kurulmaz cahille akıl dengi.
Bozuldu milletin tadı ve rengi,
Kargalar leş için gökte bölüşür.
Aşık Turhal der ki; sözüm hürdür,
Gerçekleri söylemek bana bir kürdür.
Yalanın hükmü bir fani ömürdür,
Mevla huzurunda hesap görülür.
Hüseyin TURHAL
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.