4
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
98
Okunma
Gözlerinin rengi hangi lisanın sınırıydı,
Bakışında bütün haritaları susturan.
Ben sana“ez te hezdikem”dediğimde,
Dosyalara aşk diye değil, suç yazıldı
Kelimelerim tel örgülere takılırken,
Sesim kendi toprağında mülteci sayıldı..
Resmiyet aranıyor şimdi yürek atışında,
Seni sevmek; mühürlenmiş dudaklarımla.
Sevmeyi bile asimile etmeye kalktılar.
Koca bir aşkı sığdırmak bir kimlik kartına,
Hiçbir pasaporta ihtiyaç duymazdı sevda…
Sınırlar sadece toprağa çekilmedi,
Cümlelerin arasına mayınlar döşendi.
Seni sevmek; kendinden vazgeçmekti.
Kendi anadilimde bir sürgündü,
Kendi şarkında bir hüzün gibiydi,
Dengbêjlerin yüreğinde bir ağıttı…
Varsın yasaklı kalsın harflerimiz,
Seninle hiçbir lügatın sığdıramadığı,
Hiçbir sınırın bölemediği bir hece olalım.
O isimsiz ve kaçak çayın kokusunda,
Gırtlak yakan tütün gibi acı veren
İllegal kalalım.
Rüzgarınkalemi…
5.0
100% (5)