3
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
56
Okunma
Bak gönül, bu adam kim diye soran olursa
Yalancılardan bıktı, usandı, sıkıldı de
Çok sevip gece gündüz hayal kuran olursa
O da çok sevdi ama sırtüstü yıkıldı de
/
Savaştan yeni çıkmış yorgun bir süvariydi
Aşktan kör kurşun yemiş, dağlarda haramiydi
Mecnun gibi çöllere sürgün bir havariydi
Gün görmedi o adam, boynu hep büküldü de
/
Ne aynalar tanıdı, ne sureti kaderdi
İçinde bir mahkeme, yargıcı hep kederdi
Konuşsa dağlar ağlar, yaşlar biat ederdi
Dallarını kırdılar, çiçeği döküldü de
/
Aşk için işlendi suç, bunun günahı neydi
Şimdi namert aşkına sevdi, boyun eğdi
Yaşadı ama sanki bir mezar içindeydi
İliklerinde kanlar kurudu, çekildi de
/
De ki ağladığı her geceye şahidim ben
De ki her şiire, her heceye şahidim ben
De ki damarında her hücreye şahidim ben
Kollarından asıldı, duvara çakıldı de
/
Bütün şiirlerini gülerek yazıyordu
Eliyle gözyaşını silerek yazıyordu
O bu aşkın sonunu bilerek yazıyordu
Bir zalimin ipine ayağı takıldı de
/
Pas tutmuş adaletin kapısından bakarken
Bulutların saçından kan gülleri akarken
Son umudun goncası misk-i amber kokarken
Beni çok sevdi amma, ciğeri söküldü de
/
Harun Yıldırım
5.0
100% (8)