Bir anne yüreği, dibinde daima af bulunan uçurumdur. balzac
Yüksel Beyocaktan
Yüksel Beyocaktan

Mesela

Yorum

Mesela

4

Yorum

12

Beğeni

0,0

Puan

83

Okunma

Mesela

Mesela

Mesela!
Haydi hayat
Gel bu gün seninle yer değiştirelim.
Mesela sen ben ol,
Ben de sen olayım.
Sen benim masumiyetimi al,
Ben senin tuzaklarını.
Sen benim mavi giysilerimi giy
Ben senin siyahlarını.
Sen benim gün ışığımı al,
Ben senin gecelerini.
Sen benim düşlerimi al
Ben senin gerçeklerini.
Mesela bir günlüğe sen benim ailemle, dostlarımla yaşa,
Ben senin yalnızlığınla.
Sen benim bin yıllık sabrımı al,
Ben senin aymazlığını.
Mesela sen benim nezaketimi al,
Ben senin anlamsız tokatlarını.
Mesela, mesela,
Mesela işte.
Hani ben senim,
Sen de bensin ya.
Ben şimdi sana senin gibi yapıyorum.
Ne oldu canın mı yandı?
Sıkıldın mı?
Hadi birazcık sabret be hayat.
Sabır her şeyin ilacıdır derler ya.
Nasıl güzelmiş değil mi ben de sen olmak..
Ya sende ben olmak?
Birazcık empati.

Yuksel Beyocaktan

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Mesela Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Mesela şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Mesela şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi Etkili Yorum
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
25.1.2026 23:21:38
Şiirin Adı: Mesela
Şairi: Yüksel Beyocaktan
Yorumu Yapan: Kalburabastı Efendi Hazretleri

Vallahi bu şiir, “hayatla yer değiştirsek kim kime sabreder” deneyinin yazılı tutanağı olmuş. Şairimiz, empatiyi teoride anlatmamış; almış koltuğa oturtmuş, “sen benim ayakkabıları giy de bir yürü bakalım” demiş. Hayat da ilk tokadı yiyince “ben aslında öyle demek istememiştim” moduna girmiş belli ki.

Maviyle siyahın yer değiştirdiği yerde iş ciddileşiyor; çünkü herkes hayatın siyahlarını eleştirir ama mavisini taşımaya gelince bel fıtığı bahanesi hazırdır. Şair burada hayatı bir günlüğüne staja çağırmış: “Masumiyet bölümünde çalış, sabır servisinde nöbet tut.” Hayat da ikinci kıtada terlemeye başlamış.

En güzeli ne biliyor musun? Şiir bağırmıyor, küfretmiyor, “adalet isteriz” pankartı açmıyor. Sadece soruyor: “Canın mı yandı?” İşte orada hayatın dili tutuluyor. Çünkü empati, tokattan daha öğreticidir; sabır ise karşı tarafın en sevmediği ilaçtır.

Kalburabastı Efendi der ki: Hayat herkese ders verir ama bazen dersi iade etmek gerekir. Bu şiir, iade fişiyle birlikte yazılmış.
Vesselam.

Empati, başkasının acısını anlamak değil; kendi rahatından vazgeçmeyi göze almaktır.
Sabır, her derde deva değildir ama sabırsızlık bütün dertlerin sebebidir.
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
26.1.2026 07:01:41
Değerli üstadem eserini tebrik ederim..
İnsan bazen hayatın yakasına yapışıp "Bak bakalım kolay mıymış?" diye hesap soran o iç sesin dışavurumu. sitem, aslında çok insani bir yerden geliyor..
​Hayatla yer değiştirmek, sadece rolleri değişmek değil; o ağır yükleri, "anlamsız tokatları" ve "siyahları" karşı tarafa devredip derin bir nefes alma isteğidir.
Empatinin sadece insanlar arasında değil, varoluşun kendisiyle de kurulması gerektiğini çok vurucu bir dille anlatıyor.
Sabrın ve nezaketin, hayatın aymazlığıyla takas edilmesi aslında bir "denge" talebidir.
Canın mı yandı?" sorusu, aslında hayatın bize sunduğu zorlukların ne kadar yıpratıcı olduğunu bizzat hayata kanıtlama çabasıdır...
Senin masumiyetini temsil eden "mavi" ile hayatın gizemli ve bazen karanlık "siyahı" arasındaki o keskin kontak çok iyi işlenmiş....
Yazan yüreğin kalemin var olsun...
Hürmetler
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
25.1.2026 22:58:46
Yüksel Beyocaktan, bu şiir hayatla hesaplaşmanın en yaratıcı yolu olmuş: "Empati." İşte kısa yorumum:
Adil Takas: "Mavi giysiler" ile "siyahları" değişmek, insanın hayata karşı verdiği o sessiz ama vakur savaşın özeti gibi.
Rollerin Tersyüzü: Hayatı kendi tuzaklarına düşürme fikri çok zekice. "Canın mı yandı?" sorusu, sabır taşı çatlamış bir ruhun en asil sitemi.
Ayna Etkisi: Şiir, hayatın yüzüne tutulmuş dev bir ayna. "Ben de sen olmak güzel de, ya sende ben olmak?" dizesi, çekilen çilenin ağırlığını tek cümlede özetlemiş.
Kısacası; hayata diz çöktüren değil, ona ayna tutan çok güçlü bir yüzleşme. Kalemine sağlık.
Başka bir "hesaplaşma" ya da "yüzleşme" şiirin var mı heybende?
AHMET ACAR
AHMET ACAR, @ahmetacar
25.1.2026 22:38:02
kaleminizi yürekten kutluyorum.
Tebrikler. Her şey gönlünüzce olsun.
Huzurlu mutlu aydınlık yarınlar diliyorum.
Selamlar dualarımla.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL