15
Yorum
22
Beğeni
0,0
Puan
11378
Okunma
Ne zaman bulutlar ağlasa gülüşlerim yasaklandı
Ay ışığının hasreti çoğaldıkça çoğaldı
Öyle anlar geldi ki
Yedi veren duygularım incecik bir duman gibi
Gök kuşağının kucağına saklandı.
Şiirlerde can oldu hep
Kekik kokulu düşlerim
Ayın şavkında semah döndü
İpek mendillerde sakladığım hayallerim
Artık bir eskici dükkanına terkederken hüzünlerimi
İçimden aktı buram buram yediveren mavilerim.
Nasıl anlatsam bilmem ki
Gönlümün düş bahçesi öylesine sihirli
Kalbimin derinlerinde sanki yüce bir dağ saklı
Bazen günlük güneşlik bazen de fırtınalı
Sanki dört mevsimi yaşatan tılsımlı bahçe
Bazen kış ortasında bahar rüzgarlı.
Adını sabır koydum yediveren düşlerimin
Ömrüm koydum adını
Canan gibi değil can gibi öylesine sevdalı
Pusuları kırdı bir akşam ak bir güvercin
Gece bir başka baktı sabaha öylesine edalı
Belki de zamana karşı koymaydı.
Her soluk alışında özlem dolu vakitler
Sancısında kıvranmıştı nefes nefes saatler
Renklerine kavuşurken benbaharda çiçekler
Alıp da başını gitti bak katli vacip hayaller
İlkbahara düştü gölgem
Durdu kar
Sustu rüzgar.
Döndü yüzünü kıpkızıl bir gül
İkram etti şarkısını sundu sadakatini bülbül
Sildi elvedaları renginden bir başka açtı sümbül
Küllerinden doğarken
Yediveren açtı artık gönlümdeki son gül.
Allı morlu bin bir renkli sevinçlerle
Geçince üşümesi kalbimin
Rengini düşlerime ektiğim
Yediveren gülleri açtı bak içinde ellerimin.
Bu şiiri yazarken ben can arkadaşlarıma
Sevgileri tercüman oldu kırık duygularıma
Bir yudum su ararken gönül dergahlarında
Canlandı bu yorgun kalbim
Kocaman bir pınar kaynadı yürek yamaçlarında.
Ben Gülbahar
Serin serin esiyorum şimdi aldırmadan karanlığa
Tıpkı bir meltem gibi yediveren yaylalarında.
Yüksel Beyocaktan