5
Yorum
26
Beğeni
5,0
Puan
210
Okunma
Herkes uykuya daldığında şehir susar ama ruhun sesi gürleşir.
Sokaklar el ayak çeker, pencereler birer birer kararır;
İşte o an, kendi içindeki o bitmeyen gürültü deryası kabarır.
Aslında sessizlik değil, hakikatin o görkemli tınısıdır duyulan,
İnsan en çok, her şey sustuğunda anlar neymiş kalpten yansıyan.
Yıldızlar, uzaklarda bir yerlerde hiç tanımadığımız insanların umutlarını taşır sırtında.
Birinin gece yarısı ettiği dua, bir diğerinin uykusuz rüyasıdır.
Gökyüzü, milyarlarca kalbin ortak ve sessiz anayasasıdır.
Varlık, bazen sadece bir nefes uzağındaki o derin sessizlikte gizlidir;
Ve bazen en uzağa gidişler, insanın kendi içine attığı o ilk izdir.
Unutma; karanlık, ışığın yokluğu değil,
İçindeki asıl aydınlığı fark etmen için verilmiş koca bir mola vaktidir.
Gözlerini kapadığında gördüğün o sonsuzluk, senin özündeki renktir.
Dünya bir süreliğine durur ki, kalbin kendi ritmiyle dengelensin,
Ruhun, bu gece vakti huzurun serin sularında dinlensin.
Şimdi bırak kalsın geride bugünün yorgunluğu;
Dertler kapının eşiğinde, hırslar yastığın altında uyusun.
Bütün kırgınlıklar, zamanın o şifalı boşluğunda kurusun.
Yarına sadece sevginin ve nezaketin tortusu kalsın;
Çünkü şafak söktüğünde, sadece kalbi güzel olanlar yeniden uyanır.
(KOR)
5.0
100% (13)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.