2
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
37
Okunma

dağlara yaslanmaktan yoruldum
taşın ağırlığı sırtımda taşımaktan.
Bir memleket gibi içim acıyor
sınırları çizilmiş acıyla.
Bir türkü geçiyor ruhumda
dili sürgün, sesi yaralı.
Yoruldum kardeş,
ekmeği bölüp susmaktan,
geceyi nöbetle çoğaltmaktan.
Gözlerimde sisli bir sabah
ellerimde işsiz bir umut.
Sevda mı dedin,
o da payına düşeni aldı benden.
Bir kar kadar beyazdı
Yoksulukla tanışınca büyüdü.
Ben yoruldum,
ama diz çökmeyi bilmedim.
Kendimle kavgalıyım hâlâ,
toprağa borcum var.
Zamanlamı yoksa aşla mı?
bu yorgunluk geçer mi bilmem,
ama bil ki
insan en çok severken yorulur
ihanetle değil.
5.0
100% (4)