0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
84
Okunma
Kalp bir sırdır, ya dili olur Nihâl’in
Dökülür sessizliğe “ben seni” diyen bir nâdîde âh…
Ya da bakışlara tutsak, nefeslere yaslanmış bir hâl
Ansızın ele ele düşer iki âlem bir dokunuşta yakalanmak.
Bu dönüşü olmayan yolun eşiğinde,
Akıl geri çekilir, rûh çıkar öne; sırlar çözülür ten ten.
Sevgi artık bir ihtimal değil, bir “olmak” ister Nihâl,
Kaderini söze vermek ya da suskunluğa emanet etmek.
Mistik bir kuyudan seslenir aşkın sesi,
Yaklaşır bedenler, ruhlar bir remiz olur.
Dokunmak, Kur’an-ı natık okumak gibi,
Nihâl’in nefesinde hem dünya hem ukbâ var.
İki yol: biri açılmak, biri yakalanmak;
Ama vardıkları yer aynı kutsal zemin.
Zârif tutkuyla yanmak, metafizik bir aynadan
Sevgili olmak: bir ebedî “evet”in eşiğinde durmak.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.