1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
281
Okunma
Taşlarda Dile Geldi!
Murat CANBOLAT
Yılların suskunluğu tuşlarda dile geldi,
Son elçinin elinde taşlar da dile geldi.
Hangi taş konuşmaz ki, taş da olsa konuşur;
Yakıt olur kor alev, belki taşlarda üşür.
Masal bu ya, çok eski kasabanın birinde,
Kaldırım taşlarının hepsi yerli yerinde.
Ne sitem var ne ağıt, başları ezilse de,
Gıkı çıkmaz birinin sıkışıp büzülse de.
Yaşamışlar yıllarca, hiç de fark edilmeden;
İçlerinden birisi demiş, nedendir neden?
Rüzgarla dertleşmeye başlamış bir kara taş;
Ömrünce görülmemiş, kimse olmamış yoldaş.
Rüzgar demiş: iz oldun, yol oldun insanlığa;
Taş yerinde ağırdır, eresin esenliğe.
Gece çöktü, ay doğdu, ışığı vurdu taşa;
Sessizliği parladı, taş oldu mu dört köşe.
Geçer kuru gürültü, kalıcılıkta değer;
İz bırakmak gerekmiş, böyleymiş bu iş meğer.
Her zerrenin kıymeti bizzat yaratılıştan;
Düzgün bir iş çıkar mı, aceleyle telaştan?
Anasırı erbaa, hava su toprak ateş;
Cevahir bilir kadrin, kıymetlidir her bir taş.
Altından kıymetlidir zümrüt yakut elmaslar;
Taş taşır laf taşımaz, insanlıkta en haslar.
Canbolat Murat taşı dile gelenler attı;
Kulağının üstüne yatanlar yine yattı.
11 Ocak 2026
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.