0
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
221
Okunma
Suskunluğun dibine uzanıp,üşümek
Ummak,şarabın çiğinden sıcağı
Hasret,kan gibi saydam
Ağlamaklıyım...
Kaç kavimdir,sana uzar yollar
Haber saldım
İliklerine dokunsun kuşlar
Duy,kendisini öldüren bir dağ çiçeğini
Hazansız ve makamsızım
Sesim ,sesime gömülmüş
Bir diyaframa aralanıyorum
Ezberlenen şiirler
Uçları yırtık, sinema biletleri
Suç ve Ceza’ nın ikinci cildi
Ve mor ayakkabıların
Meğer " acı" ne kadar yakınmış
İnce bir türkü ağzımda
Alır başını gider,sana kör bir nota
Kim çıkaracak kuytu gölgelerden ilk harfleri
Suçlusuyuz,bir fısıltı gibi
Suskunluğun ve direncin
Göz kapaklarımın üzerine çöken bordo gülüşün
Güneş’ i önüne katan ışıksı elbisen
Hırkamdaki tenin
Vardır bir sebebi hasretin..
Ateş,mumla sevişir
Arzusu gövdesindedir gecenin
Bir özlem ki temmuz renkli
Hangi Eylül kavuşur eller
Zamanı bize bağışla ey Tanrım!
Dudaklarımız taş kapıdan, mühürlü
Çehremizde sevişmeye muhtaç,iki şehir
Bize giden yollar kapalı
Kabuğunu,derimize işleyen bir Dünya
Ne ben sana ,
Ne de sen bana mümkünsün
Balıklar ,barışır kara ile
Su ,yüz derecede kaynar
Ağaç gölgesi ile meşhurdur
Ve hasret kalır " bize" ,koca bir endam ile
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.