16
Yorum
35
Beğeni
5,0
Puan
338
Okunma

Seni beklemekle başladı bu hikâye,
Gelmedin; ama bekleyişin bile bir tadı vardı başlarda.
Sonra zaman soğudu, ellerim üşüdü, kalbim yoruldu;
Araya aşılmaz mesafeler, o kalın perdeler girdi.
Gözlerimin önünde çekildi o ağır kumaş,
Ardında bıraktığın sadece bir avuç kül oldu.
Rengini hüzünden alan bir ayrılık,
Adı konulmamış, sessiz bir mahkûmiyet gibi içimde.
Suskunluğun, odanın her köşesine sinsice yerleşti,
Duvarlar bile artık senin adınla yankılanmıyor.
Ben o gölgenin arkasında bir ışık sızar diye beklerken,
Zaman, ruhumu ince ince, sabırla doğradı.
Güneş sızmıyor artık bu karanlıktan içeri,
Kalbimin kırık camlarına dokunan her el kanıyor.
Sen giderken sadece kendini götürmedin yanında;
Işığı da aldın, beni bu eflatun sancıyla baş başa bıraktın.
Dışarıda hayat akıyor, insanlar hâlâ gülüyor biliyor musun?
Burada, bu ağır örtünün altında hayat çoktan durdu.
Nefes almak bile bazen sana ihanetmiş gibi geliyor,
Vicdanım, yokluğunla her gece kanlı bıçaklı.
Bir engel ne kadar ağır olabilir ki deyip geçme,
Üstüme çöken, koca bir ömrün sessiz enkazıdır bu.
Hangi rüzgâr esse, kokun yerine sızın geliyor artık,
Yüreğimde bitmek bilmeyen o veda yazısı okunuyor.
Sen bir hayali yaşatmak için beni kurban seçtin,
Bense senin gidişini bile kutsayacak kadar çok sevdim.
Öğrendim ki sevmek; kapalı bir kapı ardında,
Asla gelmeyecek olanı, gelecekmiş gibi beklemekmiş.
Anılar, tozlanmış raflarda pusuda bekleyen birer düşman,
Baktığım her yer, dokunduğum her hatıra canımı yakıyor.
Kumaşın her bir kıvrımında gizli bir acı saklı sanki;
Dokundukça kanatıyor, hatırladıkça susturuyor beni.
Kaç veda sığar bir insanın içine, kaç yıkım daha gerek?
Yerle bir oldu bu şehir, senin tek bir bakışınla.
Sen benim dünyada sakındığım en büyük gerçeğimdin,
Şimdi ise yüzleşmekten kaçtığım en derin yalanımsın.
"Unut" diyorsun ya, sanki bir düğmeye basınca siliniyormuş gibi,
Oysa unutmak; kendini kasten bir uçurumdan aşağı bırakmaktır.
Ben o rengin altında, o perdenin ardında kendimi kaybettim,
Senin bu devasa yokluğunu hiçbir yere sığdıramadım.
Pencereler kapalı, ruhumun bütün kapıları kilitli artık,
Sana çıkan yollar, çoktan kendi üstüne yıkıldı.
Bu oda, bu sessizlik, bu bitmek bilmeyen deli bekleyiş;
Senin bana bıraktığın, ucu canıma dayanan o keskin sızı.
Şimdi bir ceset gibi uzanıyorum bu ayrılığın gölgesine,
Sen benim katilim değil,
Ölmeyi unutmuş yanımın tek sahibisin.
Cehennem dediğin, yanan ateş değil; senin gelmediğin o boşlukmuş,
Adını kalbimden sildim ama
Sızın hâlâ en çok vurduğun yerimden kanıyor.
Cemre Yaman 💜
Bazen sadece ölmezsin;
Bittiğin yerde kalır, gidenin ardından kendi mezarını izlersin."🥀
5.0
100% (20)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.