6
Yorum
18
Beğeni
5,0
Puan
212
Okunma

Kırık bir aynanın uykusundan uyandım,
Sustuğun her boşluğa yerleştin, bende çoğaldın.
Seni sevmek
Kurumuş bir nehir yatağında yağmuru beklemek,
Yokluğun;
Dilsiz bir suyun kendi ezberini unutmasıydı.
Hangi yola çıksak, ayaklarımıza dolanıyor bu gurbet,
İnsan kendi evinde, kendi teninde sürgün olur mu?
Dilimden dökülen her söz artık bir mülteci kederi,
Nereye sığınsam, kimliğimde senin gidişin yazılı.
Zaman dedikleri; bir yaranın kabuğunu tırnaklamak,
Kanamasın diye bekledikçe,
İçten içe çürüyor insan.
Senin bir gülüşün vardı, dünyayı temize çeken,
Şimdi o gülüşün yerinde,
Çatlamış bir toprak duruyor.
Eski bir hırkanın cebinde unutulmuş o son kibrit,
Ne karanlığı dağıtır artık, ne ısıtır parmak uçlarını.
Öylece kaldık işte; ne yanabiliyoruz ne sönebiliyoruz,
Sadece isli bir koku yayıyoruz bu sessiz odalara.
Hangi sokağa sapsam, tabelalarda senin adın,
Ama hiçbir yol sana çıkmıyor, biliyorum artık.
Biz bu ömrü, bir başkasının uykusunda kaybettik,
Uyanınca anladık ki; biz aslında hiç yaşamadık.
Aramıza öyle bir uçurum kazdın ki ellerinle,
Ne sesim sana varıyor, ne senin gölgen bana düşüyor.
Gidilmemiş yolların tozu birikti genzimizde,
Biz, kendi sesine yabancılaşan o eski yankıyız şimdi.
Dağların alnındaki kar, bizim yazımızdan aktır,
Biz ki her sabah, kendi cenazemize uyandık bu kentte.
Seni sevmek; bir uçurumun kenarında diz çökmekti,
Sen ise o uçurumu, bana cennet diye yutturdun.
Bir annenin tandır başında mırıldandığı o dilsiz ağıt,
İşte öyle bir şeydi bizim sevdamız; yanık ve sahipsiz.
Şimdi ne dumanımız tütüyor, ne de ocağımız yanıyor,
Sadece isli bir koku kaldı geriye,
o da genzimizi yakıyor.
Ölmek nedir ki?
Toprağın altına girmek mi?
Asıl ölüm; sevdiğin kişinin,
Seni bir yabancı gibi geçip gitmesidir.!
Hani o hiç tanışmamışız gibi bakışın var ya,
İşte o bakış; bin tane kurşundan daha çok acıtıyor canımı.
Gittin; ama bende bıraktığın boşluk, benden daha büyük.
Doldurmaya çalıştıkça daha çok batıyorum içine.
Bir kuyuya atılmış taş gibiyim, sesim bile çıkmıyor,
Düşüyorum, düşüyorum ama dibe bir türlü varamıyorum.
Bitti işte, her şey bitti, biz tükendik nihayet,
Geriye sadece bir avuç kül ve kırık bir kalp kaldı.
Ne bir helallik alabildik birbirimizden bu göç vaktinde,
Ne de adamakıllı bir elveda diyebildik o eski günlere."
Cemre Yaman
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.