2
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
171
Okunma

Yorgun akşamlardan geldim sana,
Kar mühürlü yollardan, zemheri gecelerden...
Ayazında titreyerek vuslatı beklerken,
Bir sigara içimlik molalarda
İçimin dik yokuşlarını aşarak geldim.
Kat ettiğim mesafeler,
Seni beklediğim zaman kadar uzundu.
Şimdi bilesin ki...
Birkaç güzel anı kalır geriye senden,
Demli bir çay kokusuna sinmiş özlemler...
Ve çocukluktan kalma o mağrur düşler,
Nazende hallerinde saklı gülüşlerin kalır.
Güzel olan ne varsa veda ederken.
Hasretim bir fotoğraf karesinde asılı kaldı.
Artık birer birer dökülüyor kelimeler;
Sıla diye yaşadığım gurbeti ıslatırken söz yaşlarım,
Yolların çaresizliğini adımlarıma bağladım.
Gönlüme yâr diye mühürlediğimden ayrı,
Seni uzaktan sevmenin sessizliğine sığındım.
Arkamda bıraktım koca şehrin gürültüsünü,
Kalabalık caddelerini, dik yokuşlarını...
Senden ayrılınca anladım;
Dizlerimin feri gitmiş, ayaklarım yorgun.
Bu şehrin soğuk ayazında yanarken,
Eflatun sarmış akşam saatlerinde,
Adı bende saklı o mağlup ve razı sessizlikle,
Gidiyorum sıla dediğim gurbetime.
Hasan YILDIRIM
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.