1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
41
Okunma
Seni sevmek
bir meydandan geçmek gibi,
her adımda kimlik sorulan,
her bakışta üstü aranan bir cesaret.
Kalbimi cebimde taşıyorum,
çünkü burada duygular da yasaklı eşyalar arasında.
Aşk dediğin
bir bildiriyi katlayıp yastığın altına saklamak,
gece yarısı fısıltıyla okumak,
sabah olunca inkâr etmek zorunda kalmak.
Adını yüksek sesle söyleyemiyorum,
duvarlar not alıyor,
pencereler ihbarcı.
Seninle aramızda
bir ülke var bazen,
bazen bir kanun maddesi,
bazen susarak geçilen yıllar.
Elini tutmak
taraf olmak sayılıyor burada,
öpüşmek
düzene karşı küçük ama ısrarlı bir itiraz.
Aşkımız
resmî tatillere denk gelmiyor,
bayraklara sarılamıyor,
marşlara uyum sağlamıyor.
Biz daha çok
arka sokak saatlerini seviyoruz,
ışığı titreyen lambaların altında
geleceği konuşmadan hayatta kalmayı.
Seni düşünmek
bir dosyayı eksik kapatmak gibi,
hep bir açık kalıyor içimde,
oradan sızıyor umut,
oradan giriyor korku.
Ama yine de vazgeçmiyorum,
çünkü bazı sevmeler
rejim değişse de vazgeçilmez.
Eğer bir gün sorarlarsa
bu kalp kimin tarafında diye,
harita göstermem,
nutuk çekmem.
Sadece derim ki:
Seni sevmekle başladı her şey,
gerisi zaten
kaçınılmaz bir muhalefetti.
5.0
100% (2)