3
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
121
Okunma
kuzum…
sen gittin, ben bittim.
sen bir kere öldün, ben her gün, her sabah, her gece yeniden öldüm.
yürek sızım oğlum… bu acının adı yok, tarifi yok, ilacı yok.
Sen gittin ya…
zaman durmadı, ama ben durdum.
Saatler ilerledi, günler aktı, mevsimler değişti ama benim içimde o gün dondu kaldı.
Herkes hayatına devam etti, ben senin yokluğunun içinde mahsur kaldım.
Aldığım her nefes, vermek zorunda kaldığım bir ceza gibi.
Yaşıyorum diyorlar, ben buna yaşam demiyorum oğlum…
Bu, sensizliğin ağır müebbeti.
Bir anne evladını toprağa verince
toprak ağırlaşmıyor, anne çöküyor.
Mezarın başında eğilen sadece bedenim değil,
hayallerim, dualarım, geleceğim de seninle gömüldü.
Ben seni büyütürken
bir gün seni uğurlayacağımı değil,
bir gün sana toprağın soğukluğunu anlatacağımı nereden bilebilirdim?
Gözlerim hâlâ seni arıyor.
Kapı her açıldığında kalbim irkiliyor,
“geldi” diyorum içimden,
sonra bir sessizlik çarpıyor yüzüme.
O sessizlik var ya oğlum…
insanın kemiğine kadar işleyen,
bağırsa da kimsenin duymadığı bir sessizlik.
Sen bir kere öldün, evet…
ama ben her gün seni kaybediyorum.
Her sabah uyanırken,
“belki rüyadır” umuduyla gözlerimi açıyorum,
sonra gerçek gelip boğazıma çöküyor.
Her gece yatarken
“bugün de seni yaşatamadım” diye kendimle kavga ediyorum.
Bir anne daha ne kadar suçlayabilir kendini?
Bir anne daha ne kadar parçalanabilir?
İnsanlar konuşuyor oğlum…
“zamanla geçer” diyorlar,
“alışırsın” diyorlar.
Hangi anne evladının yokluğuna alışır?
Hangi kalp, kendi etinden canından vazgeçmeyi öğrenir?
Ben sana alışmadım ki,
yokluğuna nasıl alışayım?
Yürek sızım…
Bu sızı bir ağrı değil,
bu sızı kalbin her atışında yeniden açılan bir yara.
Ne ağlamak bitiriyor,
ne susmak dindiriyor.
Bazen kalabalığın ortasında yalnız kalıyorum,
bazen yalnızken bile seninle konuşuyorum.
Mezar taşına değil oğlum,
ben hâlâ sana konuşuyorum.
Çünkü bir anne için evlat ölmez…
Sadece çok, çok uzaklara gider.
Sen gittin ya…
Ben gülmeyi unuttum.
Gülen insanlara bakınca suçlu hissediyorum.
Hayat devam ediyormuş gibi davranmak
bana ihanet gibi geliyor.
Sanki ben gülersem
sana olan sevgim azalacakmış gibi.
Oysa bilmezler oğlum,
ben gülmeyi değil,
nefes almayı bile senden sonra öğrendim sanıyorlar.
Bazen diyorum ki
keşke bir günlüğüne gelsen…
Sadece bir gün.
Sesini duysam, kokunu içime çeksem,
“anne buradayım” desen.
Sonra yine gitsen…
İnan, o bir günle ömür boyu yanmaya razıyım.
Kuzum…
Sen gittin, ben bittim.
Sen bir kere öldün, ben her gün öldüm.
Ama bil ki oğlum,
ben bu acının içinde bile seni terk etmedim.
Kalbimin en derin yerinde yaşıyorsun.
Adın her atışta var.
Ben nefes aldıkça
sen benden hiç gitmeyeceksin.
Yürek sızım oğlum…
Bu dünya sensiz bana dar.
Ama bir gün…
bir gün yeniden kavuşacağımıza inanarak yaşıyorum.
O güne kadar
ben yarım,
ben eksik,
ben sensizim.
Oğlum…
geceler uzadıkça uzuyor,
karanlık çöktükçe içim daha çok çöküyor.
Herkes uyuyor, ben seninle uyanık kalıyorum.
Bir annenin uykusu, evladı gidince terk eder onu.
Gözlerim kapansa bile
kalbim sabaha kadar senin adını sayıklıyor.
Biliyor musun kuzum,
en çok da sessizliğe kızıyorum.
Senin sesinin dolması gereken ev
şimdi yankı bile yapmıyor.
Duvarlar sağır, eşyalar suskun,
ben konuşuyorum…
kimse cevap vermiyor.
Bir annenin delirmemesi mucize değil de nedir?
Fotoğraflarına bakıyorum.
Saatlerce…
Aynı gülüşe, aynı bakışa.
İnsan bir fotoğrafa bu kadar bakar mı diyorlar.
Bakar oğlum…
Çünkü o fotoğraf nefes oluyor,
hatıra oluyor,
“vardın”ın tek kanıtı oluyor.
Ben seni hayal etmiyorum,
ben seni hatırlayarak hayatta kalıyorum.
Bazen kendime kızıyorum.
“Güçlü ol” diyorum.
Sonra aynaya bakıp soruyorum:
Hangi güç, evladını toprağa veren anneyi ayakta tutabilir?
Ben güçlü değilim oğlum,
ben sadece yıkılmayı erteleyen bir kalbim.
Her gün biraz daha çöküyorum,
kimse fark etmiyor.
İnsanlar yarama dokunmadan nasihat veriyor.
“Takdir-i ilahi” diyorlar.
Ben kaderle kavga etmiyorum,
ben sensizliğe dayanamıyorum.
Bir anne için evlat,
alın yazısı değil,
canın ta kendisi.
Yürek sızım…
Bu acı geçmiyor,
şekil değiştiriyor.
İlk gün yakıyor,
sonra kemiriyor.
Bir ateş gibi değil artık,
bir zehir gibi…
yavaş, sessiz, öldüre öldüre.
Bazen seni rüyamda görüyorum.
Uyandığımda bir an her şey normale dönmüş sanıyorum.
Sonra gerçek çarpıyor yüzüme.
İşte o an,
insan ikinci kez evladını kaybediyor.
Her sabah aynı ölüm,
her sabah aynı veda.
Keşke diyorum…
Keşke senden önce ben gitseydim.
Bir anne böyle düşünmemeli diyorlar.
Ama bir anne evladını kaybedince
aklı da, kalbi de artık kurallara uymaz.
Ben seni koruyamadım ya oğlum,
işte en büyük ceza bu.
Sen gittin…
Ben yarım kaldım.
Dualarım eksik,
gülüşlerim yalan,
gelecek hayallerim boşlukta asılı.
Seninle ilgili kurduğum her düş
şimdi içimde bir mezar taşı gibi duruyor.
Ama şunu bil kuzum…
Ben vazgeçmedim.
Yaşamaktan değil belki,
ama senden vazgeçmedim.
Adını her nefeste taşıyorum.
Kalbim attıkça sen varsın.
Bir anne ölse bile
evladını kalbinden gömmez.
Bir gün oğlum…
Bu karanlık bitecek.
Bu ayrılık susacak.
Ben sana geleceğim.
O zamana kadar
ben bu acıyla yaşayacağım,
bu yangını söndürmeden taşıyacağım.
Çünkü sen benim yürek sızımsın…
Geçmez.
Azalmaz.
Bitmez.
Ama seni sevdiğim sürece
ben de bir şekilde var olurum.
Oğlum…
Bu acının bir sonu yok.
Bunu artık öğrendim.
Zaman iyileştirmiyor,
sadece insanı yavaş yavaş tüketiyor.
Ben senin yokluğuna alışmadım,
sadece onsuz yaşamayı öğrenir gibi yapıyorum.
Sen bir kere öldün…
Ben her gün seninle birlikte gömülüyorum.
Her sabah yeniden toprağa veriyorum seni,
her gece mezarının başında sabahlıyorum kalbimde.
Bir annenin içi mezarlık olunca
dışarıdan yaşayan sanılıyor.
Beni ayakta sanıyorlar oğlum…
Oysa ben çoktan çöktüm.
Sadece düşecek yerim kalmadı.
Bu beden yürüyor, konuşuyor belki
ama içimdeki anne
o gün seninle birlikte sustu.
Eğer bir gün sorarlarsa
“bu kadın neden böyle?” diye…
De ki oğlum:
“Benim annem evladını kaybetti.”
Başka hiçbir cümle gerekmez.
Çünkü bu acının açıklaması yok.
Kuzum…
Sen gittin, ben bittim.
Sen bir kere öldün, ben her gün öldüm.
Ve bil ki
ben bu dünyada ne kadar nefes alırsam alayım
kalbim hep senin yanında kaldı.
Yürek sızım…
Bir anne için
evladından sonrası
hayat değil,
sadece bekleyiştir.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.