0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
58
Okunma
Ömrüm,
her günü adansın senin yoluna,
Varsın kimse gelmesin benim yolumdan.
Savrulsam da rüzgâr gibi sonsuza,
Düşerim yine sensizliğin koynuna.
Geceler anlatır sessizliğimi,
Ay ışığı sızar kırık camımdan.
Hasretin mühürler derinliğimi,
Dönüşün geçer mi bir gün yanımdan?
Yitik ezgilerle örülmüş baharım,
Solgun bir şarkının son notasındayım.
Gözlerin vakitsiz bir sonbaharım,
Yaprak misali savrulup kaybolayım.
Dudaklarımda mühürlü bin dua,
Sessizliğe gömülmüş eski harflerle.
Zamanın yüzüme savurduğu rüya,
Kırık bir aynadan düşer zerre zerre.
Ömrüm,
bir uçurum olurken içimde dünya,
Sen bir çiçek gibi açtın yamacımda.
Kök saldım, büyüdüm suskun toprağa,
Yine de kurudum avuçlarında.
Bahtıma yazılmış en keskin kader,
Çırpındıkça derinleşen bir sancı.
Gönlümde biriken suskun heceler,
Kime anlatsam eksik, kime baksam yabancı.
Ömrüm,
Bir dua gibi yükselsem sana,
Kaybolsam gözlerinin derin sularında.
Belki bir yankı bulur adım sabaha,
Ya da düşer sessizce unutulmaya.
5.0
100% (3)