3
Yorum
22
Beğeni
0,0
Puan
160
Okunma

yeni bir çocuk doğdu,
dünya, yüzyıllık yükünü sessizce onun omuzlarına bıraktı,
ışık yüzüne ilk değdiğinde o bunu özgürlük sandı
oysa bu, geri dönüşü olmayan uzun bir yolun ilk adımıydı.
toprakla konuştu,
sabretmeyi, beklemeyi, düşüp yeniden kalkmayı öğrendi,
gökyüzüne başını kaldırmasını öğrendi,
çünkü insan yere bakarak büyür.
göğe bakmadan yolunu bulamazdı.
öylece zaman akıp gitti.
gün gün, yıl yıl,
ömür dediğimiz şey bir nehir gibi uzadı önünde,
kimisi bu nehirden altın çıkardı,
kimisi yalnızca susuzluğunu giderdi.
şehirlerde binalar iyice yükseldi,
duvarlar kalınlaştı,
insanlar kalabalıklaştı ve yalnızlaştı,
ışıklar çoğaldıkça gölgeler uzadı,
gürültü çoğaldıkça hakikat daha kısık sesle konuştu.
oysa yol aynıydı, yürüyenler ise farklı
bilge de yürüdü, bu yolda
zalim de,
gece geldiğinde kimseye sormadı kim olduğunu.
bazıları gücü kutsadı,
bazıları ise hazzı,
bazıları da bir lokma adalet için
bir ömür tüketti.
dua edenler vardı, düşünenler de
kurtulanlar,
ikisini aynı kalpte birleştirenler de oldu.
ölüm yaklaştığında, kalabalık sustu
unvanlar düştü, isimler bile silindi,
geriye yalnızca
nasıl yaşandığı kaldı.
ve o çocuk,
çıktığı yere benzemeyen ama oraya açılan bir kapıya vardı,
artık adıyla değil,
taşıdığı anlamla anıldı.
ömür biterken
*
Mehmet Demir
311220
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.