4
Yorum
20
Beğeni
5,0
Puan
249
Okunma

Siyah bir sessizlikti arkasındaki dünya,
geceye benzeyen ama geceden daha derin.
Omuzlarına attığı şal,
rüzgârla konuşmayı bilen bir sır gibiydi.
Elinde bir sepet vardı,
ama öyle bildiğimiz sepetlerden değil,
içine mevsimler dolup taşıyordu,
bahar kırmızıydı, yaz beyaz,
sonbahar kokuyordu gül yaprakları.
Gözleri,
bir ressamın fırçasını durduracak kadar kararlı,
bir kalbi yoldan çıkaracak kadar yumuşaktı.
Bakışıyla anlatıyordu,
söylenmemiş cümleleri.
Güller ona benziyordu,
o güllere değil.
Çünkü renk, ondan öğrenmişti nasıl açılır diye
Sepetindeki her çiçek,
bir yerden kırılmış ama hâlâ güzel kalmıştı.
Adımlarında sessiz bir cesaret vardı
dünyaya meydan okumayan,
ama boyun da eğmeyen.
Sanki “ben buradayım” demiyordu,
zaten herkes görüyordu.
Ve insan anlıyordu bakınca.
Bazı kızlar çiçek satmaz,
çiçek olmayı öğretir.
Hülya Çelik
Çiçekçi kız kendi yağlı boya çalışmamdır
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.