3
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
105
Okunma

Bir gün gelecek,
Belki bugünümüzden daha çiçekli,böcekli,
Ya da dev bir karanlıklar ülkesi...
Belki doğmaya can atan bir bebek gibi,
Ya da hasretle ölmeyi bekleyen bir hasta gibi,
Bekleyeceğiz hep o günü...
Belki evlilik hayalleri kuran bir çift gibi,
Ya da yalnızlığa gömülmüş bir genç gibi,
Yine bekleyeceğiz meçhul bir günü...
Elbet bir gün diyecek içimizden bir ses,
Lakin bir gün toprak bağrına basacak bizi,
Maalesef bekleyemeyeceğiz,
Keşkelerle dolu o son günü...
Geçip giderken şu kıymetli zaman,
O bir gün belki dündü,belki bugündü...
Belki biz farkına varmadık Efendim,
Aslında o beklediğimiz meçhul gün
Her gündü,her saatti,her saniyeydi...
Bir gün gelecek,
Belki bugünümüzden çok daha ferah
Ya da kasvetli şehirlerin ülkesi...
Belki Galata’nın Kız Kulesi’ne hasreti gibi,
Ya da Aşık’ın Maşuk’a sevdası gibi,
Bekleyeceğiz hep o günü...
Belki annesine çiçek toplayan çocuklar gibi,
Ya da annesinin mezar taşını sevenler gibi,
Yine bekleyeceğiz meçhul bir günü...
Elbet bir gün diye yankılanacak evden bir ses,
Lakin bir gün mezar taşları olacak hanemiz,
Maalesef bekleyemeyeceğiz,
Keşkelerle dolu o son günü...
Geçip giderken şu kıymetli zaman,
O bir gün belki dündü,belki bugündü...
Belki biz farkına varmadık Efendim,
Aslında o beklediğimiz meçhul gün
Her gündü,her saatti,her saniyeydi...
Son olarak şunu söyleyebiliriz Efendim;
Hep bekleseydi toprak,
O güzel çiçekler tekrar tekrar açar mıydı hiç...
Hep bekleseydi Mecnun,
Leyla şiirlerde,kalplerde yaşar mıydı hiç...
Hep bekleseydi bugün,
Dünün mazisi,yarının hikayesi olur muydu hiç...
Şayet hep bekleseydi şair,
Kalem,kağıda nazlı bir sevda duyar mıydı hiç...
5.0
100% (7)