1
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
117
Okunma
Gece esen rüzgâr değil,
kalbin içinden geçen nefes bu.
Gökyüzü konuşuyor sanki,
kâinatın derinlerinden çağrı yükseliyor;
savaş değil,
ruhu uyandıran ilahî uyarı.
Duvarlara vuran fırtına değil,
benliğin taşına çarpan
kaderin gizli sesi.
Ağaçların köklerinden sökülüşü,
nefsin köhne dallarını
bir bir budayan Rahmet elinden işaret gibi.
Korku dediğin
yüreğin perdesine vurulan ince dokunuş;
kaçmak değil,
aslı hatırlamak için çağrı.
Her doğa hâli
insana kendi zelzelesini hatırlatır;
yer sallanmaz aslında,
biz kendi içimizin boşluklarında devriliriz.
Teslimiyet…
Kulun, elinden gelmeyene
"Sen bilirsin Ya Rab" diye boyun eğişi;
huzur da işte tam burada başlar,
sükûtun en derin yerinde.
Uykusuz geceden sonra
sabahın sessizliğine doğmak,
sanki gönlün yeniden yaratılışı gibi;
her nefes, yeni nefes olur insana.
Huzur, kalbimize verilen emanettir.
Eksilmesin hiçbirimizin içinden.
Rifat KAYA
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.