0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
125
Okunma

Bir odadayım, dört duvar sessiz,
Dost dediğin rüzgâr, geçip giden.
Arkadaşım gölgem, o da gidiyor,
Işık sönünce, ben kalıyorum yine.
---
Sohbetler hep başkasına, kahkahalar uzak,
Ben dinlerim kapı ardından, bir sırdaş gibi.
Masada hep bir fazla sandalye,
Dolduran olmaz, boşluğu büyür içimde.
---
Telefonum sessiz, bir mezar taşı gibi,
Beklerim bir mesaj, bir işaret.
Ekran kararır, yüzüm yansır,
Tek konuşan, yalnızlığımın sesi.
---
Sokaklarda yürürken kalabalık içinde,
Bir görünmez adamım, kimse görmez.
Selam veren yok, el sallayan yok,
Ben, kayıp bir puzzle parçasıyım, yerim yok.
---
Belki de ben eksik bir şeyim,
Sevilmeyi hak etmeyen bir yük.
Dostluk bir lüks, arkadaşlık bir rüya,
Ben ise, bu rüyayı görmeyen.
---
Ama bazen, gecenin en derin vaktinde,
İçimde bir fısıltı, belki de umut:
"Dostun yoksa, kendin ol dost kendine,
Belki yalnızlık, gerçek arkadaşın."
---
Ve bekliyorum, belki bir gün,
Bir kapı çalınır, bir el uzanır.
O güne kadar, gölgelerle konuşur,
Dostluğu hayallerde yaşarım.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.