3
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
61
Okunma
Artık kesmiyorsun, sadece hatırlıyorsun.
Her pas lekesi bir terzi dükkânı,
Her kapanış bir ustanın gözlerini yumması.
Sessizliğin içinde bir çift kemik gibi duruyorsun.
Bir zamanlar seni tutan el şimdi belki
Bir düğme ilikliyor başka bir yerde,
Belki hiçbir yerde.
Ama sen hâlâ o elin sıcaklığını taşıyorsun çeliğinde.
Nasıl da usta bir cerrah gibi işledin
Zamanın en ince dikiş yerlerini.
Korkaklıkla cesaret arasındaki astarı,
Sevda ile ayrılık arasındaki olanı .
Ve en güzel kumaşlar seninle anlam buldu:
İpek usulca sıyrıldı ağzından,
Kadife biraz duraladı, biraz nefes aldı,
Yün, bir kış masalı gibi geçti arandan.
Şimdi rafın ucunda, unutulmuş bir kuş gibi.
Ama rüzgâr essin yeter,
Hâlâ çınlatırsın bir terzi dükkânının sessizliğini.
Çünkü makas ölmez, uyur.
Ve her el değdiğinde yeniden doğar.
Usta bir ses fısıldar kulağına bazen:
"Kes artık, durma."
Ama sen kesemezsin.
Çünkü keseceğin kumaş kalmadı,
Ne bir gelinliğe ne bir kefene yetecek kadar.
Bir zamanlar masanın üzerinde,
Cetvelle, iğne yastığıyla, mezura ile
Kardeştin.
Şimdi hepsi dağıldı.
Mezura yırtıldı, iğneler paslandı, cetvel eğri büğrü.
Ama sen dimdik duruyorsun.
İki ağzın da keskin,
İki yanın da hüzünlü.
Kesmekle birleştirmek arasında,
Bir terzinin iki dikişi arasında geçen ömür.
Sen de anladın artık:
Bazen en doğru kesim,
Hiç kesmemektir.
Bazen bir söküğü dikmektense,
Makası kapatıp beklemek gerekir.
Ağzını kapatıp,
Ustanın eline güvenmek.
Şimdi anlıyorum:
Terzi makası dediğin
Bir kesici alet değil,
Bir emanettir.
Elden ele, kuşaktan kuşağa.
Çeliğin dili yok,
Ama anlattıkları var.
Anlat bana makas,
Ne gördün o parmakların arasında?
Ne kestin, ne birleştirdin?
Hangi ağıtları duydun kumaşın sessizliğinde?
Anlat da bileyim:
Bu dünyada herkes bir terzi,
Herkes bir kumaş,
Herkes bir makas kadar yalnız
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.