0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
208
Okunma
PİŞMANLIK VE UMUT
Ben yaktım kendimi, bitirdim kardaş,
Şükretmeyip olanı batırdım kardaş.
Şimdi ne yaparım, şaşırdım kardaş;
Bana bir yol göster, ona gideyim.
Bataktan çıkarken saplanıp kaldım,
Bana güvenenleri umutsuz kıldım.
Yurt yuva kalmadı, hepsinden oldum;
Perişan hallere düştüm ben kardaş.
Nasihat ettiler, aklım almadı,
Bir işe kalkıştım, sonu gelmedi.
Etrafımda bir tek seven kalmadı;
Yapayalnız, biçare kaldım ben kardaş.
Vicdanımın sesi, "Kalk!" dedi bana,
"Güvenme dünyada şöhrete, şana;
Samimi bir tövbe gerekli sana."
Dedi de bir yön gösterdi kardaş.
Zararın neresinden dönersen kârdır,
Her kışın sonu elbet bahardır.
Darda kalanlara Yaradan yardır;
Ümitle bakarım yarına kardaş.
Hırsımı gömdüm toprağa, taşa,
Mecalim kalmadı koşmaya boşa.
Değmezmiş bu arzu, yoruldum boşa;
Nefsimin peşinde solmuşum kardaş.
Gençlik elden gitti, geri gelmiyor,
Akan gözyaşımı kimse silmiyor.
Ne yapsam da artık yüzüm gülmüyor
Gülme yetisini kaybettim kardaş.
Kabahati elde aramam boşa,
Neler geldi geçti akılsız başa.
Vursam mı başımı toprağa, taşa?
Anladım, çaresiz kalmışım kardaş.
Gözümdeki perde kalktı, uyandım,
Hayal âlemini ben gerçek sandım.
Nefsimin elinde yandıkça yandım;
Hakikatten uzak kalmışım kardaş.
Tövbe kapısında bekler dururum,
Belki affolunur, diner gururum.
Pişmanlık içinde Hakk’a yürürüm;
Tükenmez cevherim ümitmiş kardaş.
Dünya malı için gönül kıran ben,
Kendi mezarını kendi kazan ben.
Şimdi bir divane, garip ozan ben;
Çözüm belli oldu, hayra yazayım,
Kendi dertlerimi kendim çözeyim
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.