0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
268
Okunma
PİŞMANLIK VE UMUT
Ben yaktım kendimi, bitirdim kardaş,
Şükretmeyip olanı batırdım kardaş.
Şimdi ne yaparım, şaşırdım kardaş;
Bana bir yol gösterin ona gideyim.
Bataktan çıkarken saplanıp kaldım,
Bana güvenenleri umutsuz kıldım.
Yurt yuva kalmadı, hepsinden oldum;
Perişan hallere düşmüşüm kardaş.
Nasihat ettiler, aklım almadı,
Bir işe kalkıştım, sonu gelmedi.
Etrafımda bir tek seven kalmadı;
Yapayalnız, biçare kalmışım kardaş.
Vicdanımın sesi, "Kalk!" dedi bana,
"Güvenme dünyada şöhrete, şana;
Samimi bir tövbe gerekli sana."
Diyerek ruhuma yön verdi kardaş.
Zararın neresinden dönersen kârdır,
Her zorluk ardında kolaylık vardır
Darda kalanlara Yaradan yardır;
Ümitle bakarım yarına kardaş.
Hırsımı gömdüm toprağa, taşa,
Mecalim kalmadı hep koşa koşa
Değmezmiş bu arzu, yoruldum boşa;
Nefsimin esiri olmuşum kardaş.
Gençlik elden gitti, geri gelmiyor,
Akan gözyaşımı kimse silmiyor.
Ne yapsam ne etsem yüzüm gülmüyor
Gülme yetisini kaybettim kardaş.
Kabahati elde aramam boşa,
Neler geldi geçti akılsız başa.
Vursam da başımı toprağa, taşa?
Giden geri gelmez anladım, kardaş.
Gözümdeki perde kalktı, uyandım,
Hayal âlemini ben gerçek sandım.
Nefsimin elinde yandıkça yandım;
Hakikate bigane kalmışım kardaş.
Tövbe kapısında bekler dururum,
Belki affolunur, diner gururum.
Pişmanlık içinde Hakk’a yürürüm;
Tükenmez cevherim ümitmiş kardaş.
Dünya malı için gönül kıran ben,
Kendi mezarını kendi kazan ben.
Şimdi bir divane, garip ozan ben;
Çözüm belli oldu, hayra yazayım,
Kendi dertlerimi kendim çözeyim
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.