4
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
130
Okunma
Aşka tövbe ettim diyorum,
ama sözlerim rüzgâra yazılmış bir duvar yazısı.
Gecenin kıyısında, kendi gölgeme bile küskün bir halde,
bir yandan sızımı taşıyorum,
öte yandan unutmaktan utanıyorum.
Kalbim, yaralı bir kuş gibi
uçmayı bilse de iniş yapmayı hep unutuyor.
Kahır dolu göğsümde
bir kıvılcım kendini saklıyor,
sanki “yeniden yanacağım” diye fısıldar gibi.
Aşk…
Bir günah mıydı, yoksa ruhun çırpına çırpına
varmaya çalıştığı bir ışık mı?
Ben o ışığa tövbe ettim,
ama karanlığım bile o ışığın izlerini silmeye kıyamıyor.
Yine de içimde bir umut sürünüyor.
Sessiz, ürkek, vazgeçmeyen bir sürüngen gibi
kendi küllerinin üstünde ısrarla ilerliyor.
Belki bir gün, diyorum,
belki bir gün acımın rengi solar,
ve ben tövbelerimi bile bağışlarım kendime.
O zamana kadar
aşkın kapısına sırtımı dönmüş gibi yapacağım;
ama içimdeki kapı aralığından
yine de bir meltem sızacak, biliyorum.
Tövbe başka, yürek başka.
Hakan Tazeyurt
5.0
100% (11)