1
Yorum
21
Beğeni
5,0
Puan
214
Okunma
tahrip gücü yüksek bir yanılgı
yanılgıyı güzelleştiren bir zaaf
zaafı kutsallaştıran bir aşk
aşkı ölümsüzleştiren bir tılsımdınız
iki dirhem bir çekirdek esmerliğiniz ve
vurdum duymaz tavrınızla
nasıl da tutuştururdunuz içimin ormanlarını
bez bebeğinize iğne batırırcasına
göğsüme batırıp aşkı
nasıl da her çöle mecnun eylerdiniz beni
kahrınız dokuz kalibre mermi misali
delip geçerken beni
iç kanama gibi
içten içe kanardım da
gizlerdim kanımı
kan tükürsem bile
kızılcık şerbeti içtim derdim
sizdiniz hazine odasına ulaşılan
o gizli geçit…
sizdiniz çözülmeyen o çözümsüz şifre
bir yüz görümlüğü görsem
dünyalar benim olurdu
kendinizi benim gözümle görebilmek için
hiç mi bakmadınız gözlerime
siz başka rüyaların kapısında dururken
tozpembe renginizle süslerdim kabuslarımı
cebinde şarap saklayan ayyaşlar gibi
içimin en kuytusuna saklar
imgelerin gizine gizlerdim sizi
kendinizi okumak için
hiç mi göz atmadınız şiirlerime
içi tıka basa siz dolu
paslı bir kumbaraydı kalbim
hiç mi duymadınız
her silkelediğim de
siz şıngırdadınız içinde
5.0
100% (7)