0
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
158
Okunma
Çöktükçe üstüme puslu dağların,
Sesini duyarım nöbet çağların.
Kurşundan daha ağırdır ayrılıkların;
Bu yükü tek başıma taşıyamam ki...
Sabahı beklerim, doğmaz geceler;
Çay soğur ocakta, tütmez heceler.
Bir tren rayında suskun seferler —
Bileti elimden yerlere atamam ki...
Posta çantasızım; yolcular sensiz;
Üstümde ağırsın, içimde bensiz.
Gurbette bir bayrak titrer sensiz,
Dalgalanıp da sana ulaşamam ki...
Gözümde tüterken köyümün yolu,
İçimde çoğalır hasretin dolu.
Bir deniz gibi taşırır soluğu;
Önüne setler gibi duramam ki...
Yollar var — hava mı, deniz mi bilmem;
Bir sandıkta kilitli umutları göremem.
Sonuçta ayaktayım, köklerimi sökemem
Bir solukta istesem de yanına gelemem.
Bir gün dönersen eğer, yollar biter;
Açılır gönlümde duran kilitli defter.
Sensiz bu gurbeti çekmekte yeter;
Senden başkasına ulaşamam ki...
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.