7
Yorum
27
Beğeni
5,0
Puan
348
Okunma

gün doğarken içimde dünün yorgunluğu daha duruyor
her seher gözlerimden
viran bir kuyuya damlalar düşüyor
bir zamanlar kalabalıkların sesini taşıyan sokaklar
şimdi boş ve sessiz
meydan artık yankılara emanet
bir çocuk geçiyor önümden
karışık saçları ve gözlerinde umutla
sanki bizden daha sabırlı
günün açılmasını bekliyor
başaklar rüzgarla eğiliyor
toprak uykusuz gibi kabarıyor
her şey filizlenmek ister gibi
ama bizden kalan sadece yorgun nefes
o da doğanın yüzüne sinmiş
gecenin uykusuzluğu gözlerimde izler bırakıyor
mor halkalar uzun bir yolun işareti
sevinçle korku yan yana oturuyor kalbimde
aşka yakın olmak bile
ürkütüyor insanı
sonra bir perde çekiyorum üstüme
dünyadan değil
sessizliğin sürgününden saklanıyorum
tarih göğsümde ağır bir taş gibi kanıyor
bahçelerde sardunyalar açıyor
yağmur düşüyor
ellerim toprağa değdikçe gece biraz yumuşuyor
ağzıma değen karanlıkta
ince bir sağanağa karışıp ağlıyorum
yalnızlığın dili açıldığında
morla mavinin yan yana durduğunu görüyorum
su usul usul akıyor
zamanı dağıtıyor
şarkı söylemiyor belki
ama bizi dinginliğe çağırıyor
artık bağırışların değil
rüzgarın sesini duyuyorum
artık ihtilalin değil
bir çocuğun gülüşünü bekliyorum
ve biliyorum
hayat coşkuyla açılıp
hüzünle kapanıyor
ama sonunda
kabullenmek bile insana
bir parça huzur veriyor
*
Mehmet Demir
15923
5.0
100% (16)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.