0
Yorum
18
Beğeni
5,0
Puan
97
Okunma
Bir güvercinle bir martı
günlerden bir gün saatlerden bir saat
karşılaşmışlar kalpleri pıt pıt atarak
Güvercin simit tezgahları yakınında gezinirmiş
birkaç kırıntı ile yetinirmiş
kırıntı bulamadığında çekirdek kabuklarını yermiş
Martı gururluymuş hep taşlar üstünden denize bakarmış
balıkçılara yakın yerlerde kanatlarını gökyüzüne açarmış
insanlar ona simit parçaları attığında havada kaparmış
Güvercin çok nazlıymış naifmiş
martı her gün onu deniz kenarına götürüp gezdirirmiş
kendisi balıkla beslenir güvercin onu izlermiş
Gel zaman git zaman
martı güvercine benimle evlenir misin demiş
güvercin sevincinden havalara yükselmiş
Tam evleneceklerine yakın
martı demiş ki sen ve ben çok farklıyız evlenmeyelim sakın
sen en iyisi mi kendi çevrene dön etrafına bakın
Güvercin sessizce ayrılmış gitmiş
aşkları beklenmedik bir biçimde bitmiş
martı kabartmış tüylerini deniz kenarında uçmuş eğlenmiş
Aradan aylar geçmiş martının midesi ağrıyormuş
eskisi kadar neşelenemiyormuş sıkılıyormuş
bu haline bir anlam veremiyormuş
Güvercin sakinmiş huzurluymuş
daha bir güzelleşmiş
aslında o harika sesli bir kumruymuş
Martı pişmanlığının yangınıyla kavruluyormuş
güvercin herkesçe seviliyormuş sayılıyormuş
bembeyaz kanatlarıyla gökyüzünde süzülüyormuş...
Gülhan Çeliktaş
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.