15
Yorum
44
Beğeni
5,0
Puan
564
Okunma
ben büyücüyüm
ben geceyi emziren kadınım
sokağın dışlanmışı
şehrin ahını taşıyan çocuğum
çürük bir dileğin ağzında saklıyım
aşka yanıt vermeyen bir urgan gibi—
uçurumun gerdanında
büyü bozuldu, tek büyücü ben kaldım
benden korkun
ama içimden değil
dışımın sustuğu yerden
suskunum;
kanayan bir çağ gibi sustuysam
bilin ki infilak yakındır
bir yanım cam kemik
öbürü jiletin gölgesinde yıkanıyor
bir öpüşe sığmayan dertle
kimsenin bilmediği bir dilde
küfrediyorum
kimin aynasında kırıldım ben
hangi duvarın dili oldum da
bu kadar sustum?
ben ki,
sırf içimde bir yer hâlâ yanıyor diye
kendime bile sığınamadım
bir daha kimseye benzememek için
kendimi unutmayı seçtim.
sokağın nabzıyla yazıyorum artık
tüm mevsimleri iptal ettim
çünkü kış içimde
bir buzulun kalbiyim
damarlarım birer dar geçit
sigara dumanı
ve çayın buharıyım
bir akrebin sırtında geziniyorum
ben sokağım, ev değilim
ben gölgeyim, iz değilim
hırçın denizlerin feryadıyım
isyanın en ucuna takılmış bir serseri mısrayım
her an düşebilirim
ya bir kâğıda
ya bir cinayete
kendimden taşmayayım diye
dudaklarımı mühürledim
dilim dudağımda değil artık
kan kokar içim
sözüm yırtıktır dikiş tutmaz
gözbebeklerim yasak bir bildiri
göğün çatısından inip
düzenin karşısına dikilen
bir duvar afişiyim
“her kalp atışı, bir direniştir!”
Bu dünyaya uymadık—çünkü bu dünya olmamız gereken hiçbir şeyi yaşatmadı.
5.0
100% (12)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.