2
Yorum
18
Beğeni
5,0
Puan
346
Okunma
Yüreğim dağlandı, Piruz.
Saçlarına düşen aklar ile solan benzini görünce içim ufalandı.
Olmasa devran zikri, vurmasa bendirler,
Hu diyenleri duymasa yürekler ve karışmamış olsaydı acım zikre…
Katlanır gibi değildi bu sancı.
Piruz , ne olur ses ver, inlesin, dönsün devran.
Sesini bir defa duymamın bedeli,
Tüm seslere bir ömürlük sağır olmak bile olsa, ben razıyım.
Piruz, ses ver;
Bir kelamınla su serp,söndür şu hücrelerimdeki Leza’yı.
Ruhum sığmaz bedenime,
Sana olan hasretim anlatılamaz oldu hiç bir şiirle.
Ey benim başımı eğdirmeyenim, özlemeyi sevdirip öldürmeyenim,
Sevgisiyle kimsesiz bırakmayanım…
Ey benim iki gözüm, tek özüm, gül yüzlüm,
En güzel mağlubiyetim…
Seni çok özledim...
Korkma, hesabın hakkın peşine düşmeyeceğim.
Ananın ak sütü gibi helâldir seninle geçen ömrümün her zerresi.
Ben her hâlinden razıyım.
Allah da senden razı olsun, Piruz.
Ya senin varlığından haberdar olmasaydım?
Yok, aklımın alacağı iş değil,
Düşünemiyorum bile...
Sensizlik nasıl bir boşluk yaratırdı?
Koca bir delik olurdu ömrüm,
Her yanından su alır ve en dibe anlamsızca batardı.
Son nefesimi verdiğim anda bile, aptalca bakışlar taşırdı gözlerim.
Dudaklarımdan ne idüğü belirsiz isimler, sözler, cümleler çıkardı.
Tebessümlerim sıcaklığı tanımadan buz kesilir kalırdı.
Acımın bile lezzeti olmazdı.
Sensiz anlamsız bir et yığını olurdum.
Aşksız, ruhsuz, kansız olurdum.
Senin adın hayat, Piruz!
Senin adın anlam!
Benim yolum sensin.
Bizim hakkımız aşk!
Piruz, ses ver, dönsün, inlesin devran.
ses ver, Hu de Piruz.
Hu de!
11/06/2025
Hamdiye Osman (Hadsiz Kalem)
5.0
100% (10)