0
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
905
Okunma

/ Önemli değildir aslında kimin baktığının;
ayna mıdır yüzü anlamlı kılan,
yoksa yüz müdür aynayı mecbur kılan?
Hiçbir önem taşımaz aslında
hangi şairin, hangi şiirde intihar edeceği;
’İntihar ne kadarını öldürebilir kendimizin’.../
- Birdal Erdoğmuş -
|
Geceydi;
sararan bir eylüldü yüzün,
ağlayıcı ve yorgun...
şakaklarında gecikmiş intiharların,
saçlarında deli rüzgarların kendini sınadığı...
Ben, hayatımı yaşayarak kirlettim /
içimde hep bir keder gezdirdim;
acımasız bir cinayetin kanıtında gizlendim...
kimseler,
görmedi kimseler seni ne çok sevdiğimi.
||
Ey eskimiş bir hasreti söyleyen uzaklık
pusulara düşer yolum,
uçurumlarda sesim yankılanır,
bu yerlerde benim kalbim yağmalanır
bilmem ki hangi yolculuk beni sana taşır;
kentlerin koynunda orospular, dağların sırtında kahpeler dolaşır..
|||
Cümleleri talan edilmiş şiirlerle gelmişim;
aldırmaksızın uğultusuna rüzgarın,
yüzünü bıraktığın satır aralarında sırılsıklam ünlemler giyinmişim;
bilmem ki hangi rafta kalmış benim hikayem.
IV
Geceydi;
daha tenleri ipotekli fahişeler
dağılmaz efkarlarıyla yüzünü besliyordu aynalarda...
sen, o an soykırımısındır şiirlerin...
işgal altındaki bir şehirde bağımsız ellerin
gözlerin ki;
omurgası kırık bir şarkının içinde...
Daha tenleri ipotekli fahişeler
dağılmaz efkarlarıyla kendini demliyordu o şarkılarda...
Sen, o an yaşamın şakağına dayadığım tetik,
sen, o an Filistin’de bir ana;
özgürlüğü boğulmuş, iradesi bıçakla kesilmiş,
acısı boğulurcasına...
yalnızlığı, tepeden tırnağa ve çırılçıplak...
çaresizliğin damarlarında türkü söyler katıksız
şiir kadar umutlu ve yiğit..
tanımsız bir yalnızlığın kollarında iltihaplı şarkısı.
İşte o an,
ellerim ayaz, ellerim kan,
ellerim uğruna çok öldüğüm tuzaklarda...
ellerim, öyle zavallı
ve büyüdükçe kederi büyüyen yoksul çocuklar gibi...
Sen, o an bir küfür gibi öfkesine tutunmuş;
belki de rengine tutunmuş bir menekşe...
bir notasın şarkısına tutunmuş.
/ Ama bilincin yetmediği acılarda
hayatla kopmuşsa ipiniz,
neresinden tutunmalı? /
V
Bilirsin;
bazen, bazı şiirlere ağlanır,
her yara kendi kabuğuna saklanır
her uçurum gider kendine yaslanır;
her aşk ayrılığın çarmıhında paslanır...
Bir ölüm oturur her yaşamın avlusunda
aşk gider, yara kalır
aşk kalır, yara kimde kalmışsa.
VI
Gözlerinden söz etmiyorsa şarkılar;
gülüşlerin sarkıyorsa hayatın irileşen uçurumlarından,
ölüm bir namlu gibi duruyorsa ensende
ve savruluyorsa düşlerin ortalık yere,
yine de yasını tutmuyorsa şiirler katledilmiş saflığının;
bırak, sözcükler fuhuş’unda
en güzel şiirleri ’pezevenk’ler yazsın.
Çok eskidir şiirin insana olan sadakati...
şiirdir derinleştirir hayatın anlamını,
şiirdir çoğaltır yalnızlığı
ve derindir kalemin değdiği yara...
ama kesmek gerek gardaş, kanı kanadığı, acıyı acıdığı yerden-
VII
Bir geceyi daha piç ettik,
bir sabahı karşılarken
intihar süsü yaşamlarda..
Herkes böyle eksildikçe artanı benim değil;
uzayıp giderim - gitmeler...
ben, orda bir deniz olsam martılar benim değil;
gürül gürül akan bir nehirsem bile aktığım benim değil...
Aktığım benim değil.
( Birdal Erdoğmuş / DİYARBAKIR / BAĞLAR / 2OO4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.