Kişilik, kendi öz düşmanını kendi öz yuvasında barındırır. bergson
Gülhan Çeliktaş
Gülhan Çeliktaş

*Gül Kardeşim*

Yorum

*Gül Kardeşim*

0

Yorum

1

Beğeni

0,0

Puan

72

Okunma

*Gül Kardeşim*

Bu şiirimi gülmek isteyip de gülemeyen,gülerken gülüşü dudaklarında dondurulan,gülmeyi unutan herkes için yazdım.
Çok uzun.Okuyanlar yarıda bırakmak isterlerse hak veririm.Umarım akıcıdır da okuyanların sabrını zorlamaz...

Gülmek güzeldir...
Gül kardeşim,çok mu zor?
İçinden gelmese de,canın istemese de gül!
Gülmek için,illaki piyangodan milyonlar çıkmasını mı bekliyorsun?
Gül,gül,gül! alabildiğince gül ki hayat da sana gülsün...
Bir kez kaptırırsan kendini üzüntülere,durmadan üzülürsün.
Küsersin eşine dostuna,duyan olmaz sesini,kimse gelmez yardımına.
Üzüntü kanını dondurur,gül benzini soldurur
Artık üzülme sakın ha! hastalık yapışır yakana
Ah! vah! etmek faydasız,ölemez sürünürsün,karalara bürünürsün
Gülmeyi unutursan uzaklaşır yanından en yakın bildiklerin...
Üzüntüyü paylaşmak azaltmaz,anlatıp abattıkça dertler dertleri doğurur...
Oysaki; varlığının mayası neşe ile yoğrulmuştur.
Ağaçlar gülerek karşılar ilkbaharı,yazı,sonbaharı
Sükunetle katlanırlar rüzgarın şiddetine
Çünkü bilirler ki kışın ardı yine bahardır
Buz gibi yağan karlar,sabrın gözyaşlarıdır...
Şu çiçekli dala bir bak! tıpkı bir gelin gibi donanmış
Gökyüzü mavi renge,kırlar yeşile boyanmış...
Şu dünyanın saltanatı yalanmış,
Cebinde kaç paran kalmış?
Gül kardeşim,sen yine de gül!
Yeterki gönlün zengin olsun,sevgini cömertçe dağıt herkese
Bir iken bin olsun yüz binlerce çoğalsın,kardeşlik yayılsın kalplere!
Düşmanlıklar,kırgınlıklar kaybolsun...
Dertlere boş ver,bunca üzüntüye can dayanır mı?
Kısacık ömrümüz değerli bir emanet,her şey gelir geçer,
Ebedi mekanımız Cennet...
Şimdi ne ekersek sonra onu biçeceğiz...
Sevgi tohumları ekelim gönüllere,dostlukla sulayıp yeşertelim
Şükredelim Rabbimize, açalım ellerimizi,yalnız ondan ümit ederek
Dökelim yüreğimizdeki dertlerimizi...
Önemi yok sert esen rüzgarların,yağmurun çamurun karın
Akşam olunca kapıyı açıp girersin içeriye,etrafını sarar sevdiklerin
Dışarıda kalır olup bitenler,gündelik sorunlar dertler
Yorgun akşamla birlikte hepsi çekilir gider.
Burası senin evin,sığındığın mabedindir...
Bütün renkler toz pembe,bütün eşyalar neşelidir!
Enflasyon mu sıçramış,kim kimi bıçaklamış?
Biz mi çağı atladık,çağ mı bizi atlamış?
Şu karşıki duvardan küçük bir kedi zıplamış
Taşıma içeriye paspasa sil hepsini,hiçbiri kaçırmasın neşeni.
Saatler ilerlesin, ayakların uzansın,kalbin huzurla dolsun,
Yum gözlerini, uykuların en güzeline dalsın.
Alıp götürsün seni, masmavi ufuklara, dalıp gittiğin düşün,
Çocukluğunda yediğin ok-yay helvayı düşün.
Artık söz veriyor musun,gülecek misin bugün?
Küçük küçük sevinçler serpilsin yüreklerimize...
Birikerek çoğalsın,taşıp bereketlensin!
Azıcık aşımız,kaygısız başımız...
Tıpkı sofra duasında olduğu gibi;
Taşsın dökülmesin,yensin tükenmesin
Bu sofrayı kuranlar ebedi yokluk görmesin,el Fatiha amin!
Sevgi çiçekleri filizlensin gönlümüzde, beslensin yeşerip büyüsün...
Hatırlar mısın okulun kapısında bekleyen pamuk şekerciyi?
Döndükçe çoğalırdı pamuk şeker,dilinin ucunda mı hala tadı?
Gülümsemeye başladın bile, işte buldum hoşuna giden bir anı
Teneffüs zili çalınca koştururduk,cıvıldaşırdık serçe kuşları gibi!
Çekiştirip kollarımızı derdik ki birbirimize:
Haydi alıç alalım boynumuza takalım!
Öğretmen sınıfa girmeden biraz atıştıralım
Tavşan balonlar, elma şekerler hepsi bizimdi
Bir bardak leblebi tozuyla mutlu olurduk
Yıldızlarla süslenen gökyüzü bizimdi
Güneşte olgunlaşan meyveler
Yemişen topladığımız dağlar bizimdi.
Mutluluk satın alırdık güneşli günlerden,kahkaha fiyatına!
Anneciğin yoğurt sürer toz şeker serperdi ekmeğinin üzerine
Ne tasa vardı ne bir dert,bir dilim yoğurtlu ekmek tam bir ziyafet!
Birimiz masal okurdu geceleri,gönüller alabildiğine genişti
Gaz lambasının ışığında hayallere dalardık...
Bakkal nineyi hatırlıyor musun,’ninesi! ’deyişini,kataraktlı gözlerini?
Sarı renkli bir çay demleyişini,yumurta ikram edişini
Güleryüzünü,tatlı dilini...
Camiye giderken şıkırdayan terliklerinin sesini duyabiliyor musun.?
Caminin tüylü halılarını yolduğunu da hatırlıyor musun?
Çocuklara kızmak istediğinde,gelsin aklına...
Ayakta naylon terlik,delik pantolon,basma elbise
Köşe kapmaca,saklambaç...müsaitseniz bugün annemler gelecek size.
Akşam buz gibi odada, yün yorganın altında takırdardı dişlerin
Yeşildi,masmaviydi, eflatundu düşlerin...
Sabah yatağından zıpkın gibi kalktığın günleri düşün,
Buz gibi suları çarptıkça yüzüne titremeyle sarsılırdı gülüşün.
Baban ajansı dinlerdi,cuma sabahı kulağını okşardı halk hikayeleri.
Siyah beyaz televizyon,mağaza önlerinde kalabalıklar
Yoklukla iç içeydi o zaman tüm varlıklar...
Televizyon izlemeye giderdik komşulara,olan kucak açardı olmayana
Vivaldi’nin mevsimler konçertosunu ’Ali Esin’le sevmiştik
’Kümülüs bulutları’nın pamuk yığınına benzediğini
Yağmur getirdiğini ilk ondan öğrenmiştik
Temiz giyimiyle ekranda belirdikçe sevinmiştik!
Kardan kapanınca yollar,beş kilometre yürürken
Karın ışıl ışıl parlayışı güzeldi...
Su çekince botların,soğuktan şişmiş ayaklarını sobaya uzatmak
Yün mindere kıvrılıp yatmak güzeldi...
Kupkuru ağaçların baharda canlanışı muhteşemdi!
Siyah çantan, kalemin,kitapların,dergilerin,sarı matematik defterin
Deste yaptığın ağaç kokulu çubukların,kara önlüğün,bembeyaz yakalığın
Annenin özenle diktiği minik fasulye torbasının kokusunu hissediyor musun?
Okuldan dönüşte, radyoda okul radyosunu dinlerdin
Bazen de, okul radyosunu dinledikten sonra okula giderdin.
Günün haftanın ayın yılın,yılbaşının ayrı bir anlamı vardı
Maarif ülkü takviminin yaprakları merakla okunurdu
Süt tozunun ekmeğin yağın tadı güzeldi!
Paylaştıkça çoğalırdı bir şeyler,vermekle eksilmezdi...
Komşular yardımlaşır,salça pişirilir,pekmez kaynatılırdı
Toplanıp erişte kesilir,sacın üstünde çökelikli yapılırdı
Yaprak dolması sarılırdı güle oynaya!
Çocuklar heveslensin diye, yamuk yumuk olsa bile yaptıkları övülürdü
Çöpten bebek,kuru ağaç dalından at,ucuna sicim bağladığın karton araba
Köylü kıyafetli naylon bebeğin,tenekeden yapılma polis araban
Boş konserve kutusundan kumbaran,gazoz kapağı ve kibrit kolleksiyonun
Sakızdan çıkan,biriktirdiğin artist resimlerin
Fırıl fırıl dönen topacın,göklere meydan okuyan uçurtman!
Eski bisiklet tekerinden çember,rengarenk cam bilyeler
İçine girince yıkılan,tahta parçalarından yaptığınız evler...
Gülüşler ışıldardı nur yüzlü simalarda gülüşler,kuşlar kadar hür!
Ateş böcekleri gibi pırıl pırıl! kelebekler kadar narin...
Duvarlar örmezdik birbirimize,korkmazdık birbirimizden böylesine
Gizlimiz saklımız yoktu,bir somun ekmeği on kişiyle bölüşürdük de
Yemekle tükenmezdi,bolluk bereket akardı gönüllerden...
Soğan ekmek yer gülüşürdük,üzüntümüzü sevincimizi paylaşırdık...
Mercimekli bulgur pilavı,bakla dolması,bat
Gönlümüzün sarayında krallara layık bir hayat!
Gülmek ve yine gülmek,sevmek tabiatı,sarı ineği,tavuğu,civcivi
Şimdi neden bu kadar zor biraz olsun gülebilmek.? ..
Gelinciklerle süslü kırlar,mor menekşeler,kirazlı dallar bizimdi,
Taşlı topraklı yollar,dağlar,tepeler,bağlar bizimdi.
Hatırlamak mutlu eder,bir tebessüm yayılır dudaklarına
Gülmek istiyorsun,gülemiyor musun?
Sen kolay yolu seçmişsin dostum!
Dört bir yanın kan revan iken gülebilmek asıl marifet,
Dört dörtlük değilse hayatın, sen de öyle olduğunu hayal et...
Kapa gözlerini, bir fülütün nağmeleri içindeki kederi alsın.
Çocukluk ne hoştu bedavaydı gülmeler,
Masallar adedinceydi mutluluk,
Prensler ve prensesler,Cennetten gözlerdi bizi melekler...
Gülmek güzeldir!
Gözbebeklerinden kirpiğine damlayan rahmeti silme!
Sessizce ağlarken gülebilmek güzeldir...
Seni güldürmeden ölürsem gözlerim açık giderim
Bir kalbi güldüremeden ölüm uğramasın yanıma
Bir bilseniz insan kardeşlerim!
Hepinizi ne çok sevdiğimi...
Kedileri,köpekleri,dallarda şakıyan kuşları
Ayağıma takılan taşları
Ağlayanı ve üzüleni,bilgisizi ve bilgeyi
Gülmeyi ve güldürmeyi
Yanaklarda pembe çiçekler açtırmayı severim! ..
İçindeki çocuk mahzun,dudağını bükmüş,kaşını çatmış
Gül bana diyor...Allah rızası için gül! ..
Donuk bakışlar canlansın,ekşi dudaklar ballansın!
Minicik sevinçler toplayalım
Kalplerimizi ısıtacak tatlı sözcükler sıralayalım
İlmek ilmek örelim bütün güzellikleri...
İstersen,gülümseyen bir yüz,tertemiz bir çift göz görebilirsin
İstersen sevgiye susamış bir öksüz,eğriler arasında bir düz bulabilirsin
Çevir gözlerini simsiyah gecelerden,
Koyu karanlığın ardından müjdeler getiren,pırıltılı bir sabaha uyanabilirsin!
Yanı başında durup, gözlerinin içine bakan sevgine muhtaç insanlara Cömertçe sevgini sunabilirsin...
Bir tebessüm yeter,inan çok kolaydır!
Sen de acılara gülebilen bir insan olabilirsin...
Sevgi vermek için paraya pula ihtiyacın yok
Bedavadan dağıtabilirsin...
Gülmek güzeldir!
Öyleyse ne bekliyorsun?
Beklediğin güzel gün,işte bu gündür!
Görmek için çabaladığın uzak ufuklar karşındadır...
Aradığın mutluluk yüreğinin içindedir...
Özlemini çektiğin sevinçlerin
Mırıldayan bir kedi yavrusu gibi kucağındadır...
Tut onu,bas bağrına!
Senindir! ...


Gülhan Çeliktaş

Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 
*gül kardeşim* Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz *gül kardeşim* şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
*Gül Kardeşim* şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL