8
Yorum
20
Beğeni
5,0
Puan
358
Okunma

Mukayese yapmaya bile gerek kalmadı
Işığı sönmüş neşe veren güneşlerin
Ne eller öyle sıcak artık ne gülüşlerin
Bir de boyayın haki renkten tüm yüzleri
Mahmeke duvarlarından geri de kalmadı.
Bilmem hangi soysuz duruşlardan oldu bu
Nasıl da yüzdeki tebessümleri korkuttu
Bir ben edasıyla muktedirim sanan egolar
Umarım gün geldiğinde fırtınalarla çabalar.
Memleketimin insanlarının sabahı çalındı
Kime ne dediysek ürperdi ve çarçabuk alındı
Hani biribirimize tolerans gösterdiğimiz gün
İçteki hainlerin hissiyatımızı yıkışları gibi
Dilerim ki onların da şafağı doğmasın ebedi.
Ne şarkılar veriyor avuntuyu ne de kuşlar
Erken saatlerde sokağı inletmiyor artık
Ekmeğinin peşindeydi simitçi ve hurdacılar.
Aynaya bakmayalı çarçabuk da geçmiş yıllar
Biz mi küstük hayata yoksa o mu dargındır bize
Üç beş edep noksanı çakal sürüsünün kemliği
Ver etti harlı ateşi , söndürdü içteki neşeyi.
Bir selam vermeye korkarız, tepkiler muallak
Hayaller kalktı rafa, duygularsa tepetaklak
Bir efsunlu hal midir şu huzur denilen şey
Tüm kaosu özetler ustanın nefesinden bir ney.
Hey gidileri neden bitmez ki şu hayatın
Gece karanlıktı zaten, gündüzü de karartın
Oldu alacak almayalım nefes, zincirlensin heves
Her şeye ulaşılabiliriyle hayat ne de çirkinmiş pes.
Varsın buz tutsun; yeşil, dağ, deniz ve yaylalar
Kaale almadan duruşlarda eminim bir ışık var
Hep ziyan mı olsun varlık denenler yoksunluğa
Bunca serzeniş at gitsin bahçende ötsün bülbül
Ayaz vurmuş gönüllerin ihtiyacıdır bir gül.
Oğuzhan KÜLTE
5.0
100% (14)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.