1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
357
Okunma

“ulen ‘lebbeyk böcüsü’ o deği(l), dediğin gibi
emme hekaye doğru! bak hinci
bizim köye bi çok yünsek mamir gelmiş
dünnenin taaa öteki ucundan
get get get bitmez.. taaa Yenişar’dan;
adı üsdünde “ormançı”larım amiri,
.
bu gafayı gasıtmış ki, gör bii!
“güçcük dağları ben yaratdım” edalarında
asdığı-asdık, kesdiği kesdik.. gapba malı!
sanki köylük yerde çalı kesmeyen biri varımış gibi;
bizi yaradan da gışı verende
dağda çalıyı etişdiren de Allah öyle de(ğil) mi?
sanki köyde odun bazarı guruluyoru da
odun satan olsa da bizde o para nerde
bu amir çelene de, çalıya da, bek gızıyoru
evdeği oduna da, dam altındağı düğere de
verip-alıp ceza yazıyoru
hele o ağaç kesennere
avlıya direk direyennere ifrit oluyoru
elinden gelen cezayı yağdırıyoru.
.
bi harman vahdı, zati milletin canı burnunda,
goya bu amir efendi ehtiyacı olannara
keresde yazıvıyoru,
enişdesi ormancı ya; gari..
peşinden esmeyoru[1] Fe(y)zillahların Necatiyi
Necati ağa ne derse “o!” oluyoru
tabii onun da eline fırsant geşdi ya gari..
baya bildiğin kırk yıllık horsasını alıyoru.
.
“bu çok yünsek amir de;
emme, nassı
burnundan kıl aldırmayoru
Satali’nin bakdığı “zirat boğası” ğibi
izbandut ğibi
ta öyle!
kel, sarı, şişman, iri-yarı
ütülü mavı ponturlu
gıravatlı
çekedi golunda
ğara gözlüklü
saşları arkaya daralı
bi ğasalıyoruuu, bi ğasalıyoru kuu
sanısın makaryosun dölü
bi de hanımı var kii
sanısın peygamber gülü
.
abıla narincik, üflesen yıkılcak sanki
adım atarkana bile;
her adımında besmele çekiyoru
abdasınan gezdiği muhakkak
sanısın aklına geldikçe de namaz gılıyoru
verip alıp okuyup-üfleyoru eşini
inanmazsın yeminine(n) ta öyle,
bu adama nazar mı dokanır ule;
duyduğumuz, gördüğümüz,
bildiğimiz gibi biri deği(l)
vallahi-billahi
maşallah-subanallah
bi bu melakiye ye bak
bi de hu “zirat boğasına”
adamsız, mesmelesiz adım atmayoru
belki de bu ğarı adamı peygamber sanıyoru
hani Al(i) Ercan dedikleyin
“Dünne gurulalı böyle
Eyiler kötüye düşer”
.
adam kert-kört edip duruyoru,
şeytan “şunun depesine bi endir” deyoru
emme garısı ermiş derecede Müslüman
nayet o da i(n)san
gocasının depesinden kılıcını esirgemeyoru
bi adım gerisinden galmayoru,
.
üflesen uçacak, mekke yapraa ğibi
bi de narin mi narin, zılla yuka
adam evlerde avlıya, ahırlara
orman kesilmiş mi girip bakacak
“tavanlara ağaş döşemişsiniz” deye ceza yazacak
yandığımızın iresmi
basacak cezayı ya;
“-aman hayatım, bit-pire vardır yaa!
girme lütven Mehmeet Bey” deye,
içeri sokdurtmayo bizim ayıboğanı
kendi asla çamıra çatlağa
tavık bokuna tahi basmayo ağa
elinde mendil, fira burnuna dutuyoru
fısatını büldukçana
ayakkabısını,
gocasının ayakkabısını da
silip duruyoru
bizim heriflerin nazarı ğeçcek ya hu!
[1] peşinden esmemek / eğsmemek / eğsilmemek : yanından eksiltmemek, devamlı birlikte olmak
5.0
100% (2)