0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
178
Okunma

sabah serinliğinde;toprağı karalardık
nadasdaki öküzlerin
zevlelerini[1] çekerdik guşluk vakti[2]-
boyunduruktan bırakırdık
.
dizboyu çayır Aptalderesi
karşıdan karşıya geçmek için
taştan taşa sıçrardık
boyumuzdan büyük işlere imza atardık
olmadı çamura batardık,
.
Aptalderesinin bayırında, Sakardaşın alt yanındaki
saksağan yuvası dağarmutlarının gölgesine
indirirdik mataralı-azıklı heybelerimizi
o geyik muhabbetine ulaşmaya can atardık
.
öğle sıcağında, sıcağın gözünde, çaresiz hayvanlar
kuyruklarıyla at sineği kovalar, olmadı cağnarlar
öküzler kendi fetdatına bırakır
katırları, beygirleri duşar,[3]
erkek eşekleri dişindirikten[4] kurtarır
kuskununu[5] gevşetir,
palanlarını indirir,
örkünü[6] sikkesini çakardık..
.
saksağan pislikli
ahlat ağacının daracık gölgesinde
ayıplı masallar anlatırdı
yaşça bizden büyük olanlar
anladığımızı anlamasınlar
diye salağına yatardık
.
[1] zelve: öküzü boyunduruğa hapseden pinar çivi.
[2] guşluklayın / kuşluk vakti: sabah ile öğle arası
[3] duşamak: hayvanların ön ayaklarının birlikte bağlanması, otlamaya bırakılması, kösteklenmesi, bukağı
[4] dişindirik: eşek ve atların boynuna bağlı ip kendi içinden ve hayvanın ağzından geçirilerek zaptedilmesi, zincirli yular
[5] kuskun: semer(ya da palan)in ileri-geri kaymasını önlemek için eşeğin kuyruğu altında, arka ayaklarını içine alan yassı-geniş bağ, götlük
[6] örk: yere çakılan kazık (sikke) ve hayvanın bağlandığı zincir (ip), hayvanların kendi kendine otlaması için bağlandığı ip..
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.