9
Yorum
32
Beğeni
5,0
Puan
361
Okunma

Gaz lambası ışığında büyüdük
Birlikte ağlayıp gülenlerdeniz
Biz çamurda yalınayak yürüdük
Geçmek için karı delenlerdeniz...
Madımak, bulgur ve hasat zamanı
Dünyaya rakamsız gelenlerdeniz.
Ayırıp harmanda sapla samanı
Rızkı yaradandan bilenlerdeniz....
Hayat, seher vakti başlarken erken
Mevla’yı hamd ile, övenlerdeniz
Hingeli ağaçtan sivriçle yerken
Pilavı turşuyla sevenlerdeniz.
Yanımızda büyük biri olunca
Ağzını kapatıp gülenlerdeniz.
Üzülüp, gözleri yaşla dolunca
Arkasını dönüp silenlerdeniz.
Soğukta buydum der, sıcakta piştim
Huzura edeple girenlerdeniz.
Çok göresim geldi, maziyi deştim
Zamanında çok şey görenlerdeniz...
Hiç farketmez genç, ihtiyar yaşımız
Candan evvel, vatan diyenlerdeniz
Baldan daha tatlı ekmek aşımız
Lastik ayakkabı giyenlerdeniz.
Hamd’ederken daim rızka, nimete
Elini yüzüne sürenlerdeniz.
Dardadır, denince gelip gayrete
Postu, dost yoluna serenlerdeniz.
Gençler, yaşlıların geçmez önünden
Başını saygıyla eğenlerdeniz.
Bizler Sivas ili Kâhkik köyünden
Arkadaşa, gardaş diyenlerdeniz.
Ben Nûrfânî, çamurlarda oynadım
Yokluk buysa, ben yokluğa doymadım
Gezsek de dünyayı biz adım adım
Dönüp Kolluca’da ölenlerdeniz.
Nûriye Akyol
Görsel alıntıdır
5.0
100% (23)