0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
341
Okunma
Gurbet ve Hasret
Gurbetin acısı beni yiyip bitirir,
Şu fakir hanede ömrüm sökülür.
Sıla akla düşse bir derttir gelir;
Bu ne acı durum, bu hâl ne haldir?
Bu hasret, bu mihnet bitmez tükenmez,
İçimi dökmeye mürekkep yetmez.
Ağlasam sızlasam gözyaşım dinmez;
Bu ne acı durum, bu hâl ne haldir?
Dışarıdan görenler berhudâr sanar
Gönlümdeki ateş yandıkça yanar.
Zihnimden çıkmıyor geçmiş anılar;
Bu ne acı durum, bu hâl ne haldir?
Ağlaya ağllaya gözlerim kaldı
Düşüne düşüne gül benzim soldu
Simsiyah saçlarım bembeyaz oldu;
Bu ne acı durum, bu hâl ne haldir?
Düşündükçe aklım, hayalim durur,
Kalbimin ateşi yüzme vurur
Tüm vücudum titrer, bir tuhaf olur;
Bu ne acı durum, bu hâl ne haldir?
Hasretin elinden bitmez bu çile,
Sığmıyor dertlerim kâğıda, dile.
Gözyaşım dönüştü coşkun bir sele;
Bu ne acı durum, bu hâl ne haldir?
Dünya dar geliyor, sanki bir kabir,
Her nefes bin cefa, her ânı kahır.
Dilimde tek hece, o kutsal sabır;
Der ki; şükret, düşme nefsin eline
Toparla kendini gel sen kendine
.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.