22
Yorum
58
Beğeni
5,0
Puan
429
Okunma

Siyah bir mücevherin ateşler içinde
Sırlı gizliliği saklı gizemi gölge ile
Kaybolmuş masumiyetim yansıdı gökyüzüne
Alacakaranlığın çöküşü az ötede
Ağustosun sonbahar tadında
Yaprak dökümü gibi
Zeytin ağaçları damla damla
Soğuk sakin yaşlı bedenim gibi çöküyor
Kalbimdeki zırhlı iman kubbesi
Ne kadar mübarek Ya Hak dese
Anatomiyle birlikte yerli yerinden
Sarsıyor mavinin pırlantası SEMAVATI
Ey sen gözleri âmâ olan sevgili
Sana sevgimin oluştuğu kaynağı bilseydin
Her köşesinde bir mabed
Beş vakit Secde de
Bir avuç gök gibi ses veriyordum derinden
Bir avuç içinde aminlerimde
Kalbimin tek yadigârısın dua gizinde
Toprağımda filizlenen tek çiçek
Dağ başlarında tek taşımdın
Hemde en ağır olandın
Tek geçmişim tek geleceğimsin
Yaşatıyorum surlarımda tarihinin sen
U L V İ Y E T İ N İ
Yürek kalesinde
Dil külliyesinde
Göğüme sen düşmen yeterli
Anlatıyor kendini ruhumun kitabesinde
Nefesimin sazı gözlerimin nuru
Sözlerim fırtınalı ayrılık yeli
Derdiyle gönül kutuplarında ateş telinde
Bir derviş gibi her akşamüstü
Rüzgarlar gözetiminde şehrinden geçtim
Yanından geçtim sükûnet buldu sokakların
Arkamı dönüp yâr diyemedim
Dönemem sevgilim
Kafası karışık bir gurbet gibi sevdim
Şiirleri toprakta doğuran bir devrimim
Ömer muhtar gibi
Mezopotamya yeşilinde
Sabrımın peygamber seccadesinde
Umudum Hak katında
Gül Peygamber aşkıyla
Züleyha’nın uyanışıyla
Yusuf’un kuyusudur kalbimin yıkılmaz duvarları...
Erhan Çuhadar
Sabır Gemisinin Kaptanı
5.0
98% (39)
3.0
2% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.