3
Yorum
23
Beğeni
5,0
Puan
543
Okunma
Bilmesen de gökyüzünün siyah olduğunu
Güneşin kan kırmızısı doğduğunu
Kime/neye yanaşsam/dokunsam sararıp solduğunu
Mor güllerin pişmanlık koktuğunu
Nereden bileceksin ki ...
Beni bıraktığın zamanda kaybolduğumu
Bilmesen de mâtem okuyan kuşların omzuma konduğunu
Çakalların her sabah odamda uluduğunu
Taş duvarlar, taş kaldırımlar...
Ezberledi varlığından çok yokluğunu
Nereden bileceksin ki ...
Her gün daha da pare pare yok olduğumu
Bilmesen de toprağa ter dikilip, gözyaşı okunduğunu
Kavuşamayanların selâsının derinden duyulduğunu
Karşıda dert girdabı dağların koyuluğunu
Unutmadım senle o kısacık otobüs yolculuğunu
Nereden bileceksin ki ...
Beni koyduğun son durakta hâlen durduğumu
Bilmesen de her gün batımının denizde boğulduğunu
Leylaklara vurgun turnaların yalnızlığıma kâni olduğunu
Benden öte, ummadığım benin mâni olduğunu
Bilemedim ki gülle nasıl konuşulduğunu
Nerden bileceksin ki ...
Acı ile yoğrulan umutsuz suskunluğumu
4.5.2024
Bâr-ı Kalem
5.0
100% (7)