8
Yorum
27
Beğeni
5,0
Puan
515
Okunma

Aldım geçmişi karşıma, gözüm yaşlı bakıyorum,
Zaman içinde su gibi yavaş, yavaş akıyorum.
Yarımlarımı yarına bıraktım yarım ümitle,
Acılarımı, gönlüme ocak kurdum yakıyorum....
Heder oldu geçti ömrüm, kıymetini bilemedim
Çile sardım gece gündüz, vakit bulup gülemedim
İyiyi kötüyü kardım, elek vurup elemedim
Önüme koydum kalbimi gözyaşımla yıkıyorum...
Adımlarım titrek titrek, yüreğimde bin telâş var
Yaşlılık girmiş koluma, tutunacak bir dal arar
Emek verdiklerim nerde, etrafım neden dört duvar?
Hayat kırık bir merdiven, korka korka çıkıyorum.
Nûrfânî’yim Hakk diyene, yollar düz, ateş serindir
Kaldır at yükünü gönül, gam çekme Allah Kerimdir
Dertler çağlayan da olsa, döküldüğü yer derindir
Deryaya akan çay gibi, sessiz sessiz akıyorum
Nuriye Akyol
USTA KALEMLERDEN: (Sonsuz Şükranlarımla)
Gönül ocağında bir aş
Dumanı gözlerde buğu oluşturur
Dalgın bakışlar da hayali canlandırır
Ah sen değil miydin can ocağımda
Bir lokma tat alıp beni fakir bırakan
-------Erhan Çuhadar
Allah’a kulluk borcumu gereğince ödemeden
Yüce Resûl’ümüzü(sav) de ziyarete gidemeden
Vâdem dolup da gidersem nasuh tövbe edemeden
Günahlarım birikecek düşününce korkuyorum
____ Türkmenoğlu (Şükrü Atay)
Görsel alıntıdır.
5.0
100% (21)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.