2
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
422
Okunma

Gözünün uzaklığı bilmem tenden kaç arşın
Dayayıp şakağıma dokuz milim bir kurşun
Sırtımda bıçakların çekip gitmene karşın
Ellerinle öldürmen sonra kaçman çok değil.
Tut ki sevmedim
Şair ceketimi çıkarıp gönlümden
Seni nakış nakış işlemedim.
Tut ki bu sevdaya dahlim olmadı
Dilimde cam kesiği sözcüklerle
Aralamadım çıktığında kapıyı
Tir tir titrerken cılız bedenim
Gözlerimde solarken mutlu resimlerimiz
Dizlerimin üstüne çöküp
Açıp ellerimi semaya seni dilemedim.
Tut ki dost sohbetlerinde hiç geçmedi adın
Anmadım seninle dolu günlerin hiçbirini
Kolu kırık bırakıp yen içinde
Gömüp gönlümün dehlizlerine
“Unuttum seni” dedim acımasız bir çığlıkta...
Tut ki öptüğüm dudaklarında
Meşru acıları sayıkladın yalnız gecelerinde
Oysa ben yüzüp derimi her hecede
Kabuklarımı kanata kanata seni yaşadım benliğimde...
Say ki hiç yaşamadım.
Susa susa gittiğinde
Dilinden tek hece düşmediğinde
Düşlediğimde tek heceli bir cümleyi dudaklarında
Seni artık yazmadım
Acıyı yaşadım iliklerimde
Say ki hiç yaşamadım.
Bunca yokluk
Bunca suskunluk
Yalnızlığın baş köşeye kurulma sebebi.
Ve şimdi yıllar sonra tek kelime etmesen
Kaybetmezsin kalpsizliğinden hiçbir şey
Bırak öyle kalayım;
Herşeyin bedelini en ağır ödediğimden emin,
Ve insanlığa inancını yitirmiş.
“Seni asla bırakmam” deyip gidenler mezarlığında
Sevdanın günahını, vebalini yıktın üstüme.
O enkazın altından çıktım ben
Say ki çıkamadım...
Sevdaydı koca gözlerinde büyüyen
Yasaklı ve hüviyetsiz.
Meşru bir aşk acısıdır koynumda büyüyen
Öle dirile sevdiğim son nefestin ya
Say ki almadım...
Eylül 2022 -Bursa
5.0
100% (5)