5
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
136
Okunma

Dünyaya gözlerimi açtığım an başladı
cevapsız sorular
beynim oksijensiz damarlarım kansız
canlıydım ama cansız
Sanki ağlamak için gelmişim
derinden üzülmeye
yaş aldıkça ağır ağır ölmeye
hayatlar yüklendim göğsümün üzerine
sırtıma mideme karaciğerime
Dünyaya gelmeyi istememiştim ki
kim zorla canlandırdı kim can verdi
içimde yıllar yılı neşem sevincim
kursağımda bir darı taneciği umudum
içimde mutlu bir çocuk can verdi
Gül diyerek ağlattılar çoğu zaman
ismimi koymuş annem içinde gül yetiştirilen han
güldüm mü bilmem hayatımda bir an
sorular sorular dönüp duruyorlar savrulup giderken zaman
Dünyaya gelir gelmez yüklerim hazırdı
kaç hayatın bitimsiz acıları boynuma takıldı
ağlama diyerek ağlatıldım gül diyerek dikenlere batıldım
özgür ol diye diye zindanlara kapatıldım...
Dünya güzel dünya yeşil
en yakınımdakiler güçlü ol derken gözleri derdi ezil
kimi gün ayaklar altında olmuşum rezil...
Çiçekler açmıştı sarı sarı kıpkırmızı kan rengi
lakin evde hastalık sarısı ve kapalı perdelerin kasveti...
Neden doğmuşum ki bu kader kimin
çelişirdi birbiriyle mütemadiyen söyledikleri annemin
sorular sorular biteviye
karanlık bir kör kuyu çekerdi hiç durmadan beni kendine
gülerdim dans ederdim gıdıklardım güldürürdüm
madem bu kadar mesuttum öyle ise niçin hep üzülürdüm...
Sorular nihayetsiz dipsiz sonu gelmez sorular
cevaplar sırrın içinde iç içe geçmiş kördüğüm
hep bir belirsizlik ve mümkünsüzlükle kaplı anlaşılmazlıklar
yoklukla kaplanmıştı gözlerimin önüne serilen tüm varlıklar...
Anlamak için yorduğum gecelerin koynunda çatlayan beynim
ne suçum vardı ki yüzlerce suçun maktulü bendim
öfkem yoktu lakin
kıskanç olmadığım halde niye kıskancım dedim
ve sonsuz sevgiyle çarparken kalbim
sevgisizlik çölünde inim inim inledim...
Meğerse benim cevabı olmayan sorulardan oluşan bir hayatım varmış
artık sorabileceğim kimim kimsem de kalmamış
bir helezonik rüzgar tüm cevapları yutmuş toplamış
aklım şaşmış çıldırmama ramak kalmış...
Değişken ifadeler bir pazılı tamamlamaya yetmiyor
yaşım ilerlemiş ömrüm bitiyor isteyişlerim bitmiyor
kalp yoruldu arada bir tekliyor
yollar uzun ayaklarım çivilenmiş gitmiyor...
Açık değil kırk kilitli yüreklerin kapısı
her bir varlık her bir canlı Yaradanın en mükemmel yapısı
travmalar yüklenince birbirine alınır mı mutluluğun tapusu
anahtar kayıp konuşmak ayıp susmak bazen belki de davranmanın en hası...
Bir gün en nihayetinde bu can şu bedenden çıkacak
inşallah huzuru refahı toprağın müşfik koynunda bulacak
uykuların en deliksizine rüyaların en pembesine dalacak
acılarla belirsizliklerle adaletsizliklerle dolu hayat son bulacak...
Soruların cevabını bilen biri var
tüm soruları ve cevapları yaratan yüce Yaradan
şu dünyaya gelip gitmiş milyarlarca insan
aciz değil de ne ki sorularına cevap bulamayan
bir tek o biliyor hakikati gerisi vehim kuruntu gerisi yalan...
Gülhan Çeliktaş
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.