3
Yorum
33
Beğeni
5,0
Puan
860
Okunma

Opp
soğuk bir şubat sabahı,
geleceğe doğru bir adım atmak için
uzun uzun düşünmeyi bırakmalı,
zamanı iyi kullanmalı diyorum;
ardından kuşları düşünüyorum.
eskiden saçaklar olurdu çatılarda,
kuşlar kaygısız uçardı göklerde.
bu kadar betonlaşmadan yerküre,
her canlı sığınacak bir çalı dibi bulurdu
zümrüt renkli ormanlarda.
ne zaman ayaza düşse yüreğim,
kuşları düşünür dertlenirim.
belki de direncim azaldı, ne bileyim...
başım gövdeme yük oluyor bazen,
onca yaşanmışlıklardır belki de sebebi;
hep en mükemmeli ararken.
yine bir çıkış noktası arıyorum,
ne aradığımı bilmeden...
bu masada tek başıma
daha kaç sabah otururum?
kaç seher beklerim kumruların dönüşünü,
kaç gündoğumuna tanıklık ederim, bilmiyorum.
bu aralar kırık bilek kemiğim de öyle çok üşüyor ki,
bazen sandalyede bağdaş kurup
sokak lambalarının yerine üşüdüğüm de oluyor.
ama beni en çok ne üşütüyor biliyor musun?
"senin yokluğun..."
2 Şubat 2022/Hatice Ak
5.0
100% (16)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.