8
Yorum
20
Beğeni
5,0
Puan
737
Okunma

İZMİR SEVDASI
Ben mi tutuldum sana,
Sen mi vazgeçemiyorsun benden?
Biz iki sevdalı
Kapatamıyoruz seninle gönül sayfasını.
Otuzlu yıllarımı senin sularına gömdüm.
Tuzlu, dalgalı ve bir o kadar derin sularına
Denizin miydi beni büyüleyen?
Boyozun mu, gevreğin mi?
Oysa biz seninle ayrı dünyalardanız.
Sen çılgın ve özgür batılı
Bense yanık buğdaylar kadar Anadolu
Sen alabildiğine pervasız ve cüretkar,
Ben olabildiğine mahçup ve muhafazakâr.
Ahh İzmir
Nasıl düşürdün beni böyle bir sevdaya....
Yıllarca sinende ayağımı dahi sokmamışken denizine
Şimdi bu delicesine tutkum niye?
Denize düşen yakamozları izlerken
Bir kayanın üstünde oturup çayımı yudumlamanın özlemi var içimde...
Vapur iskelesine doğru adımlayıp,
Martılara aldığım gevreğin kokusu duruyor
Hâlâ ellerimde....
Güverteden köpük köpük çağladığını izlemek,
Ve bembeyaz köpüklere dalıp içimi dökmek...
Hele bir de gün batımıysa vakitlerden,
Su ile ateş öpüşüyorsa ufukta,
Kızıl bir ışık hüzmesi vururken yüzüme,
Çıkarıp bir de cigara yakmak…
Sonra güvercinleri yemlemek Saat kulesinde
Ve Kordon boyunca çiğdem çitlemek
Yanık bir türkü tutturup gurbetin çilesinde...
Kemeraltı’ndan Kızlarağası’na geçmek
Ve can yoldaşımla bol köpüklü, damla sakızlı bir kahve içmek...
Dostlarım yaşıyor bağrında
Gönülden sevdiğim,
Sen değil;
Belki de dostlarımdır vazgeçemediğim..
Ahh İzmir,
Otuzlu yaşlarımı tükettiğim şehir
Ya ver o yıllarımı bana
Ya da hatıralarımı geri getir....!
Nurgül KAYNAR YÜCE/ K. MARAŞ
2 Eylül 2017/ ANKARA
5.0
100% (11)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.