2
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
1150
Okunma
Sene iki bin on iki cüce Davut’un sanat odasından
Eve teşrif edişinin onuncu yılı..
Atlas kürede şehir arar gibi elips haline getirdiğim
Büst heykelimin burnu düşünce mısır heykeline döndü
Yüzünde üzgün bir ifade sanki ağlıyor
Dedim üzülme
Karakteristik bir imza atarım iki ucun eşit uzaklığına
Cerrah kesilip
Ucunada rinoplasti uygularım havan değişir
Tebessümle
Göz göze geldik
Aileden sayılırız ..
Burun yüzden düşmez..dedim
Sarılırım sana
Hazır uykum çekilmişken şiirsiz olurmu ne dersin
Aklımda ikibin on ikiye ait anılar canlanmış
tadı eski şarap
kendini entel sanan kunduz kardeş
sınır dışı edilmeden önce cilve gözünden
Verandada gak la ma hezeyanlarında
Yok sayılma hududunu ihlal eder gibi
Yumurta akı geçmemiş boğazı ile
Piyanonun iki metrelik la tuşunda...
Kendi güzelliğinde
Kıyım toprak mevsim deniz tatilden uzak
Deniz de ne güzel isim hep maviyi hatırlatacak
Farklı bir ruh hali ile yazdığım bu şiir
Bir nevi intihal
deşifre eder gibiyim bendeki beni
Gökyüzü slayt ay hilal görüntü saydam
Zaman çıtır..
geçmiyor öyle çabucak
Hava orta sıcak toprak hafif kavruk
Dal kabuk tarçın biraz hırçın
Akrep ve yelkovanın sohbeti her saat başı altmış dakika
iki de bir oniki:p
Şimdi interval egzersizinde zaman
topuğundan almış gücünü
İkide bir yarın..
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.