4
Yorum
16
Beğeni
5,0
Puan
928
Okunma
tanıktır ayrılığa tren sesleri
ben giderken kimse bakmasın yüzüme
dayanamam...
yağmur ve soğuğa aldırmam da
beni bu hasret üşütecek
solduracak beni bu yalnızlık
şiire dönüşmeyecek hayat
çocukların düşlerinde büyüyemeyeceğim...
tanıktır ayrılığa ağlayışlar
ben giderken kimse kucaklamasın beni
kopamam...
bu mevsim çeler aklını her delikanlının
sahip çıkın yarınlarımıza
cesurum ama yine de gizilimde bir korku filizleniyor
kimse yolumu beklemeyecek artık
ben kimseyi bilinmiş telaşlarımla bulmayacağım...
tanıktır ayrılığa teselliler
ben giderken kimse konuşmasın
susamam...
bu yorgunluk batacak güneşe benzese de
siz yine de hüzünle anmayın beni
yolculuklarla örülmüş bir ömrün ortasındayım
gitmeliyim...
son göç bu gidiyorum
mektuplarınız karşılıksız kalacak artık...
bu şehre sığmıyor düşlerim
alışınca suskunluğa
buluyor beni de yüreği kavruk şair duruluğu
kendime yaklaştıkça tek kalıyorum
tüm ziyaretcilerim kapıdan dönecek artık...
uzun, ince bir yol var
bende başlayıp bende biten
gencecik bir bahar özlemiyle
kuşlara özeniyorum...
bu ayrılışlar bekleme yorgunluğumdur benim
şimdi mavi bir ikindide unutmuşken
bu yaşanmışlığı
bilmesem ne olur öykülerin bitişini
kuşlara özeniyorum
tüneğimi terkediyorum...
akşam olur gibi çekiliyorum
anısı sıcak sokaklardan...
tükettim ilkyazdan aşırdığım sevinçleri de
yürüdükçe eskiyen bir ömrüm
bakıldıkça kırışam bir yüzüm var
yıpranmışlığımı örten ne kaldı ki burada?..
evinden ayrılan bir gelinin hüznü gibi
yine de dönüp arkanı gitmek
ve sebepsiz suçluluk duygusu yok mu?
bu biletin elimde titremesi
son bakışın ezikliği...
oysa geldiğim gün gibi bu şehir
hâlâ hiçbir albümde hatıra fotoğrafım yok
su gibi gidiyordum
su gibi dönmeyecektim...
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.