3
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
721
Okunma
Çok yazık bana, biliyorum
Ama yine de görüşebilme ihtimali bile kalmamış
bir aşkı yaşatıyorum diye acımayın bana
ağlayışlarıma kahkahalarınızı katın kaskatı
düştüysem yollarınzın en çekilmez yerine
bir tekme de siz vurun, acımayın
tüm acılarım benim sevda yüklü
yani biraz da, aslında en çokta
yaşama sebebim bu...
bitirmeyin o kadını
unutamamanın şehirlerindeki sürgününümü...
yeni değil bu yaşadıklarım
bilenler biler
sabah alacasıydı, ayrıldık
ben daha önce hiç böyle ağlamamıştım
hiçbir zaman kalbim böyle kanamamıştı
Onüç bahardır hüzünlü yolculuklarda aklımı yitiriyorum
Onüç bahardır içimde açmaz çiçekler
Ölümü erteleyen bir derviş gibi
eşsiz mutsuzluğumu
şehir şehir sürüklüyorum
Uzak bir gurbette
Yeniden sevmeye gücü kalmamış
Son gençliğimi kandırıyorum...
Ben yolculuk türküleri bilirdim eskiden
insanın içini yollara döktüğü türküler
Ben nerden geliyorum
hangi dört duvar yalnızlığından
hayatın kanayan hangi bodrum katından?
Yenik sevdalar taşıyorum kasaba sabahlarınıza
Ben hasret türküleri bilirdim eskiden
Geceye vura vura
sabaha bir sevdayı taşıyan türküler...
Düş kuyusuna düşmüşüm
Sevinç örseliyor sessizlik
Bilirim şüpheli huzurlar kötüye işaret
Ne kadar geç kaldım aşka
Tüm kavuşmalar eğreti...
Kayıp bir liseliyim fotoğraflarda yakışıklı
Hatıra defterlerinde adı saklı
bir kısa mesajla
her doğum gününde yeniden doğardı...
bu sabah uyandım 17 yaşındayım
birkaç masum sevişme dışında günahım yok
sonlimana
kadınların henüz beyaz şarap içmediği limana
kağıttan gemilerle vardım ben
kıdemli yalnızlıklar getirdim dönüşlerimde
bıktım sesimden
ellerimden...
Tadı kalmadı yalnızlığın ve aşksızlığın
Yeni mutsuzluklar ertesi boşlukta kalırım
son gençliğime kötülükler ederim
şifasız romantizmam harflere boğar beni
Artık sevilmeye geç kalmış bir kalp kanatılır
Ve öğrenirim aşk kavuşmamaktır...
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.