20
Yorum
44
Beğeni
5,0
Puan
1652
Okunma
Issız sokakların, kör bucağına
İçimi ısıtan, o ocağına
Huzurla dolduğum, dost kucağına
Ben yel gibi aktım, o miyav dedi...
Zor nefes alarak, vardım yanına
Destursuz girerek, gönül hanına
Acı katmak için, tatlı canına
Ben yerime çöktüm, o miyav dedi...
Gözlüğü silerek, yeniden taktım
Yüzüne özledim, der gibi baktım
Cebimden çıkarıp, sigara yaktım
Ben çakmağı çaktım, o miyav dedi...
Kalkarak yerinden, gerildi önce
Sevindi yürekten, beni görünce
Hoş geldin dost dedi, kendi dilince
Ben gözüne baktım, o miyav dedi...
Yanıma yaklaşıp, çıktı dizime
Büyük bir özlemle, baktı yüzüme
Kulağını verdi, dertli sözüme
Ben boynumu büktüm, o miyav dedi...
Tüyünü okşadım, biraz elimle
Kendince oynaştı, oda benimle
Sözüme başladım, yorgun dilimle
Ben derdimi döktüm, o miyav dedi ...
Beni bu dünyada, tek o anladı
Derdimi dedikçe, beni dinledi
Acımı anladı, içten inledi
Ben içimi çektim, o miyav dedi...
Uzandı sabaha, karanlık gece
Perişan halime, baktı öylece
Gözümde kan oldu, dilde her hece
Ben yüreği yaktım, o miyav dedi...
Başladı camiden, yanık bir ezan
Döküldü yürekten, kış günü hazan
Beraber kaynadık, dert dolu kazan
Ben ciğeri söktüm, o miyav dedi...
Ayrılık zor oldu, ağladık yine
Gözlerde sel olup, çağladık yine
Gönlü birbirine,bağladık yine
Ben canımdan bıktım, o miyav dedi...
Erhan DOĞANAY
5.0
100% (30)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.